Şehir İçi Gezi Rotaları - Yedi tepeli İstanbul

Yedi Tepeli İstanbul Şehir İçi Gezi Rotası

BÜNYAMİN ŞAHİN

BÜNYAMİN ŞAHİN 6 ay önce yazdı

Şehir İçi Gezi Rotaları - Yedi tepeli İstanbul

 

 Şehir İçi Rotalar - Yedi tepe İstanbul

Kadim Roma uygarlığının başkenti gibi İstanbul da yedi tepe üzerine kuruludur. İstanbul tepeleri, Haliç'in kuzey sahilinde bulunan Kasımpaşa sırtlarından karşıya bakıldığında tüm tepelerin üzerinde yer alan anıtsal camiler yan yana görülebilir. Bizans ve Osmanlı döneminde inşa edilmiş tarihi yapılar İstanbul'un siluetini meydana getirir.

Bu tepeleri yerinde görmek ve oradan kentin çehresine bakmak için "Yeditepe Rotası" denilebilecek günübirlik bir programla toplu taşıma kullanmadan ve tamamen kısa ve keyifli şehiriçi yürüyüşlerle "Yedi Tepeli İstanbul" un yedi tepesini de keşfedebilir, bu tepelerdeki tüm tarihi eserleri görülebilir. Bizans ve Osmanlı'nın en muhteşem mimari örneklerine tanıklık edilebilir.

  7   İstanbul'un Yedi Tepesinin Sırrı

Rivayete göre; 330 yılında Roma İmparatoru 1.Kostantin tarafından başkent ilan edilen İstanbul, o dönem inançlarına göre gökyüzünde Güneş, Ay ve 5 gezegenin olduğu inancından hareketle, yedi tepe üzerine kuruldu. Daha sonra Roma gibi Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu da yedi tepeli kentin sınırlarını korumuş ve üzerine görkemli yapılarını dikmiştir. İstanbul'un üzerinde kurulduğu rivayet edilen yedi tepenin sınırları, sur içi adı verilen bölgede, Edirnekapı'dan Sarayburnu'na uzanan üçgen içinde yer alıyor. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde bu tepeler olabilecek en güzel anıt türü sayılan ibadethanelerle süslenmiştir. Bugün bu yedi tepede İstanbul'da hüküm sürmüş kadim medeniyetleri simgeleyen muhteşem eserler bulunmaktadır.

 

İ S T A N B U L ' U N   Y E D İ   T E P E   R O T A S I

 1#7 - Sarayburnu, Sultanahmet

Şehir İçi Gezi Rotaları - Yedi tepeli İstanbul

▲ #1 Sarayburnu (Foto:trtavaz)

İstanbul'da tarihi yarımadanın uç kısmına Sarayburnu ismi verilir. Sarayburnu tepesi ya da Topkapı tepesi olarak da anılan, Megaralı Kral Byzas’ın şehri ilk kurduğu yer olan bu tepe, denizden yaklaşık 30 mt yüksektedir. Kentin bu noktasındaki, Bizans'tan Osmanlı'ya inşa edilmiş tarihsel anıtlar, İstanbul'un ünlü siluetini meydana getirir. Kadim şehrin ilk kurulduğu yerde, tarihi yarımadanın en can alıcı noktası olan, Topkapı Sarayı ile birlikte, Ayasofya ve Sultanahmet Cami görenleri kendine hayran bırakan anıtsal yapıların olduğu tepedir.

   Bu bölgede, Topkapı Sarayı, Aya İrini, Ayasofya, Sultanahmet Camii, İbrahim Paşa Sarayı, Milyon Taşı, Alman Çeşmesi, Küçük Ayasofya Camii, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Yerebatan Sarnıcı, Cağaloğlu Hamamı, Yeni Camii, Sirkeci Garı, Bukoleon Sarayı ve Arasta Pazarı bulunur. Her biri ciltleri dolduracak özelliklere sahip bu anıtsal eserleri görmek için bir tam gün bile yetmeyebilir. Sadece Topkapı Sarayında sergilenen Hz. Muhammed’in kılıcı bile bu bölgenin tarihi değerini anlatmaya yeter.

 2#7 - Nuruosmaniye, Çemberlitaş

Beyazıt'tan Sultanahmet'e uzanan Divanyolu caddesi üzerindeki MS 330'da İmparator I. Konstantin onuruna dikilen Çemberlitaş, Kapalı Çarşı'nın bulunduğu bölge ve Nuruosmaniye Camiinin yakın çevresi, İstanbul'un yedi tepesinden ikincisidir. Bu noktanın denizden yüksekliği yaklaşık olarak 40 mt'dir. Osmanlı’nın “her tepeye bir cami” geleneği burada Nuruosmaniye Külliyesi ile hayata geçirilmiş. 1748-1755 yıllarında yaptırılan Nuruosmaniye Camii, İstanbul’un Barok tarzda inşa edilen ilk camisidir.

   Yapımına I. Mahmud tarafından başlanan yapı, Sultan Mahmud’un vefatıyla yarıda kalır. Sultan Mahmud’un yerine geçen III. Osman, inşaatı 1755 yılında tamamlar ve adı Nûr-ı Osmânî Camii olarak belirlenir. Nuruosmaniye Camii’nin adının anlamını III. Osman’a atfedenler, Osmanlı’nın nuru anlamına geldiğini rivayet edenler de vardır. Bir kısım da camii içindeki ışıktan ve nurdan dolayı bu ismi aldığını savunur.

   Yerlisi yabancısı herkes tarafından hayran kalınan, dünyada emsaline az rastlanan Kapalı Çarşı, ikinci tepenin dikkat çekici bir başka merkezidir. Kubbeli binalar, kiremitle örtülü caddeler, 250 yılda oluşmuş bir bütünlüğü, Kapalıçarşı'yı gösterir. Fatih Sultan Mehmed tarafından camiye çevrilen Ayasofya'ya gelir kazandırmak için yaptırılan 2 taş bedestenin çevresinde oluşan açık pazarlar, zamanla kiremitli tonoslarla örtülerek görünen galeriler manzumesi oluşmuştur. Yapının girişinde bir kartal figürü vardır. 30.7 hektar yüzölçümüne oturmuş, 61 sokaktan oluşan çarşı, 400 yıl boyunca değişerek günümüze gelmiştir.

 3#7 - Beyazıt

Şehir İçi Gezi Rotaları - Yedi tepeli İstanbul

▲ Süleymaniye Camii (Foto:ali atmaca)

   Tarihi yarımadanın merkezinde, kentin ana ulaşım kanallarından biri olan Beyazıt Meydanı, Bizans döneminde kentin en büyük meydanıydı. Yeditepe üzerine kurulu şehir, inişli çıkışlı bir yapıdadır ve büyük meydanları azdır. Beyazıt Meydanı bu yüzden önemlidir. Bir dönem adı Hürriyet Meydanı olarak değiştirilmiştir.

Beyazıt tepesi İstanbul’un üçüncü Tepesidir., Mimar Sinan’ın “Kalfalık eserim” dediği Süleymaniye Camii’nin de içinde bulunduğu bölgedir. Yaklaşık 50 mt yükseklikte yer alıp şimdilerde tarihi dokuyu da en çok hissettiğimiz bölgelerden biridir.
İstanbul’a anlam katan bu bölge tarihten bugüne cami ile birlikte İstanbul Üniversitesi, Laleli Camii, Çukurçeşme Hamamı, Süleymaniye Külliyesi, Mimar Sinan Türbesi ve Zeyrek Camii’ne ev sahipliği yapar. Fetihten sonra, Osmanlı'nın ilk sarayı burada inşa edilmiştir. Bu saray, Topkapı Sarayı'nın inşasından sonra "Eski Saray" (İstanbul üniversitesi içindeki Sarây-ı Atîk-i Âmire) adıyla anılmıştır.

 4#7 - Fatih

Fatih Camii ve Bozdoğan Kemeri gibi iki ünlü ve önemli eserin yer aldığı tepe tarihte de hep en gözde bölge olmuştur. Tarihi Yarımada’nın en yüksek noktası olmasından gerek hem Bizans döneminde hem de Osmanlı döneminde imparatorlar bu tepeye prestijli eserler yaptırmışlardır Bizans döneminde İmparator I. Konstantinus tarafından inşa ettirilen ve 12 havariye ithaf edilen Havariyun Kilisesi bu tepede bulunuyordu. Fetih sırasında bu yapı tahrip olunca Fatih Sultan Mehmet fetih zaferi olarak selatin camii inşa ettirme kararı alır ve Fatih Camii inşa edilir.

   Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan Fatih Camii ve Külliyesi bu tepenin en önemli yapısı ve İstanbul siluetini şekilklendiren başlıca anıtlardan biridir. İstanbul'un ilk büyük külliyesidir. Külliyede medrese, darüşşifa, tabhane, imarethane, kütüphane ve hamam bulunmaktadır. Camii, 1509 yılında yaşanan depremden sonra, Sultan II. Beyazid döneminde bakım ve onarımdan geçmiştir. Camii 1766 yılındaki depremde ağır hasar görmüş, restorasyondan sonra 1771'de bugünkü haline gelmiştir. 1932 yılındaki ilk Türkçe ezan bu camide okunmuştur.

 5#7 - Sultanselim

   İstanbul'daki yedi tepeye yerleştirilmiş, ulu eserlere "Yedi Taçlı Yedi Tepe" de denilir. Eski İstanbul'un çeşme, sebil ve şadırvanlarla çevrili ev ve sokaklarının hala bir ölçekte temsil olduğu bir semttir Sultan Selim. Özellikle Ramazan aylarında hazırlanan kandiller ve mahyalarla ortaya çıkan ışık sanatı, semtin siluetine ruh verir.

Beşinci tepe adından en çok söz edilen padişahlardan biri olan Yavuz Sultan Selim adıyla anılan tepedir. Denizden yüksekliği yaklaşık olarak 50 m olan tepe harika bir manzaraya sahiptir. Fatih’in arka kısımları ve Haliç kıyıları arasına sıkışmış, Osmanlı zamanında ağırlıklı olarak hocaların ve ulemanın yaşadığı bu semtin ev sahipliğini yaptığı mimari eser sayısı çok fazladır ve Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret edenleri muhteşem bir Haliç manzarası karşılar. Buradaki diğer önemli ve tarihi yapılar ise Fener Rum Patrikhanesi, Fethiye Müzesi (Eski Maria Pamakaristos Kilisesi) ve Kariye Camii (Eski Kariye Kilisesi)’dir.

   Yedi selatin camisinden biridir Yavuz Sultan Selim camii. Bu tepenin en ikonik yapısı olan caminin yapımı sırasında esere adını veren Yavuz Sultan Selim’in ölmesi ve yapıyı oğlu Kanuni Sultan Süleyman’ın tamamlaması da ilginç bir bilgidir. Tepenin ve caminin ismi sultanın adı ile anılır ama bu nadide eseri kendisinin görememiş olması ayrıca oldukça hazindir.

   “Selâtîn Camii”, Osmanlı İmparatorluğu döneminde sultanlar, şehzadeler, hanım sultan ve valide sultanlar tarafından yaptırılmış olan camilere verilen addır. “Selâtîn” kelimesi “Sultan” kelimesinin çoğuludur. “Sultanlar Camii” demektir. Selâtin camilerinin minareleri birden fazla olur. Osmanlı dönemindeki ilk selatin camileri Bursa'daki Ulu Camii ve Yeşil Camii'dir. İstanbul'daki ilk selatin camisinin, İstanbul'un ele geçirilmesi sonrası camiye çevrilen Ayasofya olduğu öne sürülse de II. Mehmed tarafından yaptırılmış Fatih Camii ilk selatin camii olarak kabul edilmektedir.
Osmanlı saray geleneğinde selatin camilerinin yaptırılabilmesi için birtakım koşullar vardı. Öncelikle bir padişahın selatin camisi yaptırması için önemli bir askerî zafer kazanması ve bu zaferle birlikte önemli bir savaş ganimeti ele geçirmesi gerekirdi. Selatin camilerinin yapımına devlet kasasından takviye olmaz, yalnızca padişahın kişisel serveti kullanılırdı.

 6#7 - Edirnekapı

Şehir İçi Gezi Rotaları - Yedi tepeli İstanbul

▲ F.S.Mehmed Han'ın İstanbul'u Fethi Sonrası Edirnekapı'dan Giriş Tasviri (Tablo:Fausto Zanaro)

Şehrin batısında, kuzey-güney yönünde, Haliç ve Marmara arasında yükselen, 77 mt.lik yüksekliği ile şehri ve tarihi surları en iyi görebileceğiniz noktadır. Yüzü Haliç'e bakar. Fatih ilçesi sınırları içerisindedir ve adını buradaki sur kapısından alır. Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı Mihrimah Sultan'ın isteğiyle, Mimar Sinan tarafından yapılan Edirnekapı'daki tepenin en yüksek noktasına konumlandırılmış Mihrimah Sultan Camii bu tepenin en önemli yapısıdır. Bu tepede Bizans'ın Blakherna Sarayı'ndan kalan tek yapı olan Tekfur sarayı ve Kariye Müzesi de bu bölgededir.

   Edirnekapı, O dönemdeki adıyla Harisius, Bizans’ta, imparatorların sefere çıkarken ya da seferden dönerken kullandıkları tören kapısıymış. Şimdiki adını ise Osmanlı zamanında, Edirne’den gelenlerin İstanbul’a girdiği kapı olmasından almış. İstanbul’un fethindeki çarpışmalarda, ilk gedik bu kapıda açılmış ve o ünlü tablodaki Fatih’in, atının üzerinde şehre ilk girdiği kapıda burasıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, padişahların Eyüp Camii’nde kılıç kuşandıktan sonra şehre girmek için kullandığı kapı da yine burasıymış.

   16. yüzyıldan günümüze ulaşan Mihrimah Sultan Camii, Üsküdar’da aynı adı taşıyan diğer camiyle karşılıklı yerleştirilmiş. Mihrimah, ‘Güneş’ anlamındaki ‘Mihr’ ile ‘Ay’ anlamındaki ‘Mah’ kelimelerinden oluşuyor. Her yıl gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart’ta, Edirnekapı’daki caminin minaresi üzerinden batan güneş, Üsküdar’daki minarenin ardından doğan ay ile karşılaşıyor ve Sultan’ın adı İstanbul semalarına benzersiz biçimde yazılıyor. Rivayet bu'dur ki; bu eşsiz mimari dehanın gizli bir aşkın ürünü olduğu ve Koca Sinan’ın Mihrimah’a beslediği aşkı bu ince hesaplamayla her zaman hatırlanır kılmak istediği anlatılır. 21 Mart’ın Mihrimah Sultan’ın doğum günü olduğu ve bunun hesabıyla Boğaz’ın iki yakasındaki camiler üzerinden güneş ve ay buluşmasının denk getirildiği de söylenir.

 7#7 - Kocamustafapaşa

İstanbul’un 7. ve son tepesi ise kentin en eski semtlerinden birine ev sahipliği yapan Kocamustafapaşa tepesidir. Denizden yaklaşık 60 m yüksekte kalan bu semtteki en önemli eser Osmanlı’dan kalma Haseki Sultan Camii ve külliyesi'dir. Roma döneminden kalan Arkadius Forumu ve sütunu burada bulunur. Aksaray semtinden surlara ve Marmara sahiline kadar giden bölge olan Kocamustafa Tepesi üç yükselti üzerine kurulmuştur.

   1551’de Haseki Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Haseki Külliyesi, cami, medrese, sibyan mektebi, imaret, darüşşifa ve çeşme yapılarından oluşur. Pencere alınlıklarını süsleyen eşsiz çini panoların bir bölümü Topkapı Sarayı Müzesi’nde sergilenmektedir.

destekleyici kaynaklar
istanbul'un 100 rotası, reshontheway, hürriyet, wiki

 


Tarih 2020-06-11 19:26:52

istanbulyedi tepesarayburnunuruosmaniyebeyazıtfatihsultan selimedirne kapımihrimahkocamustafapaşarota Önceki Yazısı Şehir İçi Gezi Rotaları - Sivas Sonraki Yazısı Yalova Karaca Arboretum Canlı Ağaç Müzesi
Yorumlar
Yorum Yok