Türkiye'nin Milli Parkları-3

Türkiye Milli Parklarının Kaynakları, Görülecek Yerleri, Hizmetleri

BÜNYAMİN ŞAHİN

BÜNYAMİN ŞAHİN 6 ay önce yazdı

Türkiye'nin Milli Parkları-3

 

Türkiye'nin Milli Parkları-3

Dünya üzerindeki ilk resmi korunan alan çalışmaları, ABD tarafından gerçekleştirilmiş olup, bu çalışmalar kapsamında, sahip olduğu tabii güzellikler ve yaban hayatı sebebiyle, “Yellowstone Milli Parkı” , 1872 yılında, dünyadaki ilk milli park olarak ilan edilmiştir. 1933 yılında Londra’da imzalanan “Bazı Bölgelerdeki ve Özellikle Afrika’daki Doğal Flora ve Fauna’nın Korunması Sözleşmesi“ ile milli parklar, tabiat rezervleri ve benzeri diğer rezervlerin oluşturulmasına karar verilmiş ve ilk biyolojik çeşitlilik koruma çalışmaları başlatılmıştır.

Ülkemizdeki milli park çalışmaları ise 1956 yılında başlamıştır. Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması çerçevesinde, 6831 sayılı Orman Kanunu’nda değişiklik yapılarak, orman teşkilatı tarafından bazı uygun ormanlık alanlar, milli park olarak ilan edilmiştir. Ülkemizin ilk milli parkı ; 1958 yılında ilan edilen, “Yozgat Çamlığı Milli Parkı” dır.

1983 yılında yürürlüğe giren 2873 sayılı Milli Park Kanunu ile milli park statüsü dışında; tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve tabiat anıtı gibi korunan alan statüleri de getirilmiş olup, değişik kaynak değerlerine sahip alanların, farklı statülerde koruma altına alınmasına imkân sağlanmıştır. Ayrıca Milli Park Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte statü verilecek olan alanların, orman ve orman rejiminde olması zorunluluğu kaldırılmıştır. Milli Park Kanunu’nun gayesi; ülkemizdeki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip; milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının; belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.

Her köşesi ayrı bir güzelliğe sahip ülkemizde, 2020 itibariyle hali hazırda 44 adet milli parkımız mevcuttur. Milli parklarımız, sahip olduğu tabii, kültürel ve tarihi kaynakların yanı sıra çeşitli eğlence ve dinlenme imkânlarına da sahiptir. Milli Parklarımız; barındırdığı ekosistemler, habitatlar, endemik ve nadir türler ile birlikte yaban hayatının yerinde görülmesi, trekking, kamp vb. tabiat sporlarına imkân sağlaması, bilimsel araştırma ve gözlemlere açık olması, piknik ve eğlence fırsatları sunması ile doğa fotoğrafçılığı ihtiyacını karşılaması bakımından, birçok insan için önemli birer ziyaret noktasıdır.

Milli Parklar

İçindekiler Listesi
    Balıkesir, Edremit, Kazdağı Milli Parkı v2

Konumu: Balıkesir, Edremit'te yer alan doğa temalı millî parktır. Marmara ve Ege bölgeleri arasında sınır oluşturan Kazdağı'ndan ismini alır.
Kuruluşu: 1993
Alanı: 20935 Ha.
Ulaşım: Balıkesir'den E230, Çanakkale'den E24 karayolu ile ulaşılmaktadır. Çanakkale'ye 123km, Balıkesir'e 92km mesafededir.
Konaklama: Milli Park görevlilerinin göstereceği kontrollü noktalarda çadırla ve karavanla konaklama mümkündür. Ayrıca milli park çevresindeki otantik ve ekolojik pansiyonlar ile butik oteler de ziyaretçilere hizmet vermektedir.
Kaynak Değerleri

Antik çağlarda İda dağı olarak bilinen Kaz Dağı, Biga Yarımadasının en yüksek dağıdır. Başta Kazdağı Göknarı olarak tanınan endemik ağaç türü olmak üzere, zengin bir bitki örtüsüne sahip olan milli park, memeliler, kuşlar ve sürüngenler açısından da çeşitlilik göstermektedir. Dağda, kuzey güney doğrultusunda derin vadiler ve kanyonlar deniz etkisinin içerilere taşınmasını sağlarlar. Milli park özellikle ilkbahar ve yaz aylarında ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Mitolojide “bin pınarlı ida” diye nitelendirilen Kazdağı, kaynakları ve bunların vadilerde oluşturduğu şelaleler ile doğa severler için bir cazibe merkezi, doğa cennetidir! Kazdağı kütlesinin güney yüzünde hakim olan bitki topluluğu, alt seviyelerde (700-800 metrelere kadar) kızılçamlarla, üst seviyelerde ise (1400 metrelere kadar) karaçamlarla temsil edilen kurak iklim tipine ait ormanlardır. Güney yüzde özellikle etekler, kızılçam ve bu türün tahrip alanlarını kaplayan maki topluluğu ile tipik Akdeniz manzarası taşır. Buna karşılık zirve bölgesi ve civarlarında nemli iklim tipine ait ormanlar yayılış gösterir. Bu ormanların hakim ağaç türleri yükseklerde ​göknar, daha alt seviyelerde ise Karadeniz ikliminin karakteristik ağacı olan kayın, sapsız meşe ve macar meşesidir.
Alanın Milli Park olarak ilanı ve avlanmanın yasaklanmasıyla birlikte, yaban hayvanı popülasyonlarında da gözle görülür artışlar olmuştur. Milli Park’ta 2873 sayılı yasa gereği hiçbir üretim faaliyetine izin verilmemekte, ekosistem kendi doğal işleyişine bırakılmaktadır.

Görülecek Yerler

Milli Park’ın güneyinde yer alan Güre kaplıcaları ülkemizin önemli termal merkezlerindendir. Milli Park’ın çevresinde Thebe, Killa, Khrysa, Anderia, Antandros, Pedosos ve Astrya yerleşim bölgeleri bilinmektedir. Yakın çevrede 3 önemli antik kent bulunmaktadır. Bunlar Troya savaşlarından önce kurulmuş Edremit’e 6 km. uzaklıkta Adramyttion, dağın güneyinde Kaletaşı tepesinin üstünde kurulu Antandros ve Çanakkale il sınırları içinde yer alan Assos kentleridir.

Mevcut Hizmetler

Milli Park içinde, rekreasyon amaçlı iki adet günübirlik kullanım alanı mevcuttur. Güre belde sınırları içinde kalan Pınarbaşı’nın en önemli özelliği Kazdağı kar sularının bir kısmının kaynak halinde buradan çıkıp dere oluşturmasıdır. Akarsuyun ısısı 9-10 derecedir. Zeytinli beldesine 4.5 km. mesafedeki Sutüven (Hasanboğuldu) Kazdağı’nın eteğinde, içinden Kızılkeçili çayının geçtiği Hasanboğuldu göleti ve suyun 17 metreden düştüğü Sutüven şelalesi rağbet görmektedir.

    Rize, Çamlıhemşin, Kaçkar Dağları Milli Parkı v2

Konumu: Büyük bölümü Rizenin Çamlıhemşin ilçesinde, bir bölümü Erzurum ve Artvin illerinin sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1994
Alanı: 52970 Ha.
Ulaşım: Karadeniz sahil yolundan milli parka Çamlıhemşin'den ulaşılmaktadır. Rize Çamlıhemşin uzaklığı 62 km, Çamlıhemşin-Ayder 17 kmdir. Güneyden ulaşmak için Erzurum-Artvin karayolunu kullanmak gerekir. Sarıgöl, Altıparmak, Yaylalar köyleri üzerinden ulaşım sağlanabilir.
Konaklama: Milli parkın, Çamlıhemşin ilçesi ve Ayder yaylası başta olmak üzere yayla yerleşim alanlarının bazı bölümlerinde, kontrollü olarak çadır ve karavanla konaklama yapılabilmektedir.
Kaynak Değerleri

Dört bin metreye yaklaşan zirvesi ile Karadeniz bölgesinin en yüksek dağlarıdır. Ülkenin aynı zamanda en bol yağışlı kesiminde olması, milli parkın orman, alpin çayır ve orman altı florasını olağanüstü zenginleştirdiği gibi, akarsular yönünden de benzersiz kılmaktadır. Fırtına deresi, Hemşin deresi gibi aslında bir ırmak büyüklüğündeki akarsular milli parkı çevrelemektedir. Flora zenginliği ile uyumlu olarak milli parkta normal popülasyonlarda ayı, kurt, çakal, tilki, karaca, yaban domuzu, sansar, tavşan, kakım, gelincik gibi memeliler, yırtıcı ve ötücü kuşlar, yaban horozu bulunmakta, Fırtına Deresi’nde Deniz Alası yaşamaktadır.

Doğu Karadeniz Dağları’nın 3 Büyük Dağ Kütlesini İçermektedir. Bunlar : Üçdoruk (Verçenik), Göller (Hunut) ve Kaçkar Dağlarıdır. Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda flora çeşitliliği bakımından 54’ü Endemik olmak üzere, 300 adeti Türkiye endemiği olan yaklaşık 2500 bitki taksonu barındırmaktadır. Türkiye’nin Tek Şimşir Ormanı Kabul Edilen Şimşir Meşceresi Milli Park İçinde 1.5 Ha’lık Alanı Kapsamaktadır. Ülkemizde Rhodendron‘Ların (Orman Gülü) 3000 Metreye Ulaştığı Tek Yerdir.

Görülecek Yerler

Milli Parkımız; Kaleler, Köprüler, Konaklar ve Kaplıcasıyla görsel olağanüstü kültürel kaynak değerlerine sahip önemli zenginlikleridir. Doğal Kaynak değerleri içerisinde Palovit, Gelintülü gibi şelaleler bulunmaktadır.

Mevcut Hizmetler

Kaçkar Dağlarında, yazın doğa yürüyüşüne elverişli olup alanda mevcut 8 adet Yürüyüş Parkurunda yürüyüş aktiviteleri yapılmaktadır. Kaçkar Dağları yaz mevsiminde de kampçılık, dağcılık, trekking, Agroturizm (Tarım Turizm) piknik, rekreasyon faaliyetlerine açıktır.

    Artvin, Hatila Vadisi Milli Parkı v2

Konumu: Karadeniz Bölgesi’nde, Artvin merkez ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1994
Alanı: 16944 Ha.
Ulaşım: Artvin il merkezinden 10 km.lik stabilize yol ile ulaşılır.
Konaklama: Milli Park sahası içerisinde ziyaretçilerin günübirlik ve kamp kullanımı için belirlenmiş yerler bulunmaktadır.
Kaynak Değerleri

Hatila Vadisi Milli Parkı 170 m yükseltiden başlayarak 3224 m yükseltiye kadar uzanmaktadır. Bu özelliği sayesinde zengin biyoçeşitliliğe ve kendine özgü görsel güzelliğe sahiptir. V tipi, dar tabanlı derin karakterdeki Hatila Vadisi jeomorfolojik yapısı ile olduğu kadar, Botanik özellikleri ile de dikkat çekmektedir. Bu karakteri ile ülkemizde nadir görülen bir doğa sergilemektedir. Karadeniz Bölgesinde bulunmasına rağmen, Akdeniz Bölgesi bitki türlerini de içeren vadi; ayı, tilki, yaban keçisi, sansar, porsuk gibi memelileri, ötücü ve yırtıcı kuşları ve ünlü Hopa Engereği’ni barındırmaktadır. Hatila Vadisi Milli Parkının bitki örtüsü ve yaban hayatının oluşturduğu doğal güzelliklerinin yanı sıra alanda sıkıldım kayalığında 2015 yılında yapılmış olan 220 metre yüksekliği ile Türkiye’nin en yüksek Cam Seyir Terası bulunmaktadır. .

    Artvin, Şavşat, Karagöl-Sahara Milli Parkı v2

Konumu: Artvin'in Şavşat ilçesi sınırları içerisinde yer alan park, Karagöl ve Sahara Yaylası olmak üzere iki ayrı sahadan oluşur.
Kuruluşu: 1994
Alanı: 3251 Ha.
Ulaşım: Karagöl, Şavşat ilçe merkezinin 45 km. kuzeyinde yer almaktadır. Sahara yaylası ise ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Artvin-Şavşat karayolu ile Şavşat-Ardahan karayollarından alana ulaşılabilir.
Konaklama: Karagöl kesiminde, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel müdürlüğü'ne ait bir kırgazinosu mevcut olup, burada konaklama imkanı da bulunmaktadir. Karagöl'ün doğu ve batısında bulunan ormanlık alanlar, günübirlik ve kamping tesislerinin geliştirilmesine uygun nitelikte olmakla birlikte, düzenli bir günübirlik ve kamp sahaları değildir.
Kaynak Değerleri

Karagöl Bölümü: Karagöl, Şavşat ilçesinin 25 km. kuzeyinde yer almaktadır. Genel olarak sahada Paleojen ve Neojen arazileri yer alır. Yöredeki kayaçların büyük çoğunluğu sedimanter kökenlidir. Ender bir topoğrafik karakter gösteren Karagöl ve çevresi yer yer vadilerle yarılmış olup, bu yarılmalar yörede heyelan ve kütle hareketlerinin aktif olmasına neden olmuştur. Karagöl; rasyonel olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür. Milli parkın Karagöl bölümü ormanları, çayırları ve gölü ile ünlü olup yaz aylarında yöre halkının rekreasyon alanı haline gelmektedir. Sahara bölümü ise geleneksel yayla faaliyetlerinin yaşatıldığı yerdir. Doğa ve geleneksel kültürün iç içe olduğu Karagöl-Sahara Milli Parkı ladin göknar ormanları, jeolojik yapısı ve faunası ile de dikkat çekmektedir.

Sahara Bölümü: Şavşat ilçesine 17 km. uzaklıkta olup Şavşat-Ardahan Karayolu üzerindedir. Yörede antropojen step karakterindeki sahalar geniş alanlar kaplamaktadır. Kocabey yaylası ve çevresinde alpin zona ait bitki türlerine rastlanmaktadır. Yöre; genel olarak örtü bazaltlarından meydana gelen bir jeolojik yapıya sahiptir. Örtü bazaltlarının sıyrıldığı yerlerde Tersiyer formasyonların ortaya çıktığı bölgede, yer yer derin vadilerle parçalanan yörede eğim değerleri oldukça yüksektir.
Yayla özelliği gösteren yörede, Kocabey Yaylası kışlağı konaklama merkezi olarak sabit tesis hizmeti sunacak potansiyel arz etmektedir. Daha yukarıda bulunan yazlık Kocabey Yaylası ise önceki yıllarda olduğu gibi "Sahara Pancar Şenlikleri'nin" düzenlenmesine müsait bir alandır.

Görülecek Yerler

Milli parkın bitki örtüsü ve yaban hayatının oluşturduğu doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel özelliklerini yasatmaya çalışan Kocabey Kışlağı ve Kocabey Yaylası milli park sınırları içerisinde kalmaktadır. Alanın sunmuş olduğu güzelliklerle beraber başta hayvancılık olmak üzere arıcılıkta son zamanlarda önem kazanmaktadır. Milli Park Sınırları içerisinde geleneksel yaylacılık faaliyetleri devam etmektedir. Milli Park her yıl Sahara Bölümünde düzenlenen Pancarcı Festivaline ev sahipliği yapmaktadır. .

Mevcut Hizmetler

Karagöl bölümünde kır gazinosu olarak kullanılan, 12 yataklı ve konaklama hizmeti veren bir tesis bulunmaktadır. Karagöl'ün doğu ve batısında bulunan ormanlık alanlar kamp kullanımı için uygundur.
Sahara kesiminde ise; yayla özelliği gösteren yörede, Kocabey Yaylası kışlağı konaklama merkezi olarak sabit tesis hizmeti sunacak potansiyel arz etmektedir. Daha yukarıda bulunan yazlık Kocabey Yaylası ise önceki yıllarda olduğu gibi "Sahara Pancar Şenlikleri'nin" düzenlenmesine müsait bir alandır.

    Antalya, İbradı, Altınbeşik Mağarası Milli Parkı

Konumu: Antalya ili, İbradi (Aydınkent) ilçesine 9.7 km. uzaklıkta Ürünlü mahallesi yaklaşık 5 km. güneydoğusunda, derin ve sarp Manavgat vadisinin batı yamacında yer almaktadır.
Kuruluşu: 1994
Alanı: 1156 Ha.
Ulaşım: Antalya-İbradi-Ürünlü köyü yolu ile gidilip, Ürünlü köyünden Altınbeşik Mağarası’na yaya olarak 1 saatlik yürüyüş ile ulaşılabilmektedir.
Konaklama: Aydınkent ilçe merkezi ile Ürünlü köyünde konaklama sağlanabilir.
Kaynak Değerleri

atay ve kısmen aktif bir mağara sistemi olan Altınbeşik Mağarası adını üst kısımda yer alan Altınbeşik Tepesi’nden almaktadır. Torosların bu bölgesi hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahiptir. Tersiyer ortalarında meydana gelen şiddetli kıvrımları, bu dönemin sonunda şiddetli dikey yükselmeler izlemiştir. Jeolojik bindirmeler, büyük kırıklar ve derin kazılmış vadiler bu hareketli jeolojik geçmişin sonucudur.

Altınbeşik Mağarası Üst Kretase yaşlı kireçtaşları içinde kırıklar üzerinde oluşmuştur. Mağara üst üste 3 seviyede gelişmiştir. En alt ve orta seviye yağışlı mevsimlerde aktif, en üst seviye ise devamlı kurudur.

Altınbeşik Mağarası daha kuzeyde bulunan Eynif Polyesi’nin ve civarındaki bir dizi daha küçük polyelerin yer altına intikal eden sularının toplanarak tahliye edildiği bir ana yeraltı deresi görevini görmektedir. Güz aylarında mağara içinde çok miktarda durgun göletler vardır. Mağara içindeki kum ve çakıl birikintilerinden, kayalar üzerindeki akıntı oyuklarından bahar aylarında orta ve alt seviyeden debisi kuvvetli yeraltı derelerinin aktığı anlaşılmaktadır.

Altınbeşik Mağarası’nın aktivitesini tamamen yitirmiş olan üst seviyesinde, tabanda kaya blokları dikkati çeker, bunların yanında dikit ve sarkıt oluşumları da vardır. Orta seviyenin tabanı daha çok dere yatakları özelliğini taşır. Burada kaya blokları geniş yerler kaplar, yer yer kum ve çakıl depoları ile traverten oluşumları görülür. Mağaranın girişinden itibaren ilk 200 m mağaranın alt seviyesini oluşturur ve burası devamlı su altındadır.

Alt seviyenin bitiminde 40 m’lik dik bir çıkış vardır. Bu çıkış ve bitişik duvarlar beyaz renkli kalın travertenlerle kaplıdır. Mağaranın en güzel bölümünü burası oluşturmaktadır.

Ayrıca, Altınbeşik Mağarası’nın çevresindeki zengin flora ile karst topoğrafyasının vahşi güzelliği milli parkın peyzaj değerlerini oluşturmaktadır.

Görülecek Yerler

Milli parkın başta görülmesi gerekli yeri, Altınbeşik Mağarası’dır. Ancak bu saha; belirli düzenlemeler ve önlemler alındıktan sonra ziyaretçilerini kabul edebilecektir. Bunun yanında Manavgat Vadisi’nin sunmuş olduğu doğal güzellikler ziyaretçilerin hafızasında iz bırakacak niteliktedir. Ayrıca; milli parka ulaşırken uğrak noktası olan Ürünlü köyü yöresel mimarisi ile ziyaretçileri etkilemektedir.

    Denizli, Honaz Dağı Milli Parkı

Konumu: Türkiye'nin Denizli ilinin güneydoğusu boyunca, Ege ve Akdeniz bölgelerini ayıran doğal sınır olarak uzanan bir dağdır.
Kuruluşu: 1995 (1998 sınırları değişti)
Alanı: 9429 Ha.
Ulaşım: Milli Park alanına Ankara-Denizli devlet karayolu üzerinden ve İzmir-Denizli-Antalya devlet karayolu üzerinden ulaşılabilir.
Konaklama: Milli parkta konaklama imkanı yoktur. Gelen ziyaretçiler için Honaz ilçesinde veya 25 km uzaklıktaki Denizli il merkezinde konaklama imkanları bulunmaktadır.
Kaynak Değerleri

En yüksek noktası 2.571 metre rakıma sahip olan dağın güney tarafında 1200/1300 metre yükseklikte düzlükler uzanır. Batıda Bağırsak dere Vadisi ile Baba Dağı’ndan ayrılan dağ, doğuda Kocaçay’ın derin vadisi ile sınırlanmaktadır. Kuzey yamaçları Büyük Menderes Nehri’nin sol koluna, güney yamaçları ise Acıpayam Ovası’nın membası olan Dalaman Çayı havzasına uzanır.

Dünya’da sadece Honaz Dağı’nda yetişen 3 adet bitki türü; Ballıbaba, Sığırkuyruğu ve Safran tespit edilmiştir. Milli Park sınırları içinde en yaygın ağaç türü Karaçam ve Kızılçam, koru ormanı olarak dağılmakta yer yer Meşe ve yüksek yerlerde Ardıç ağacına rastlanmaktadır.

Görülecek Yerler

Milli Parkın Kaynak Değerlerinin Tanıtıldığı Ziyaretçi Merkezi Honaz İlçesinde 2002 yılında inşa edilmiş ve ziyaretçilere açılmıştır. Honaz Dağı bitki zenginliği ve peyzaj güzelliklerini ziyaretçileri ile paylaşır Colossea antik kent sahası da arkeolojik zenginliğini ziyaretçilere sunmaktadır.

Mevcut Hizmetler

Milli Park sınırları içerisinde ki ve yakınında ki çeşitli dinlence ve rekreasyon tesisleri, Milli Park’ı ziyarete gelen yerli ve yabancı turistleri ağırlamaktadır. Park içerisinde halen Denizli Orman ve Su İşleri Şube Müdürlüğü’nce özel işletmelere kiraya verilen Honaz Dağı Milli Parkı Günübirlik Kullanım Alanı ve hemen ilerisinde kır evleri bulunmaktadır. Günübirlik kullanım alanı üç adet tuvalet, bir adet büfe, işletmeciye ait bir adet seyyar trambolin, dört adet çeşme, çok sayıda piknik masası ve çocuk oyun grubu ile ziyaretçilere hizmet vermektedir. Park güneyinin bir kısmının aynı zamanda askeri bölge olması sebebiyle şu anki mevcut durumda kır evlerinde konaklama yapılamamaktadır.

    Niğde, Kayseri, Adana, Aladağlar Milli Parkı v2

Konumu: Kayseri-Niğde-Adana illeri arasında bulunan dağ sırasıdır.
Kuruluşu: 1995
Alanı: 55064 Ha.
Ulaşım: Millî Park’a Adana, Kayseri ve Niğde illerini çevreleyen karayolu, havayolu ve demiryolu ile ulaşılabilir. Demirkazık köyüne ulaşım, Niğde ve Adana’dan Çamardı otobüsleri ile sağlanmaktadır. Kayseri-Yahyalı arası 66 km, Niğde-Çamardı arası 65 km, Adana-Çamardı arası ise 160 km 'dir.
Konaklama: Milli parkta, Kapuzbaşı Şelaleleri bölgesinde yer alan pansiyonlar ve özel kamp alanlarında konaklanabilir. Ayrıca çadırlı konaklama imkanı da mevcuttur.
Kaynak Değerleri

Toros sıradağlarının en yüksek zirvelerine sahip olan Aladağlar jeolojik olarak da Türkiye'nin en ilginç yerlerinden biridir. Buzul Gölleri ve Kapuzbaşı Şelaleleri görülmeye değer yerlerdir. Millî parkın düşlük rakımlı kesimlerinde kızılçam, karaçam ve göknar toplulukları bulunmaktadır. Ağaç sınırının üzerinde ise kayalar arasında yetişen otsu bitkilerin çoğu gösterişli çiçeklere sahiptir. Millî parkta yaban keçisi, yaban domuzu, kurt, çakal, sansar gibi memeliler, yırtıcı ve ötücü kuşlar yaşamaktadır. Aladağlar, Türkiye içinden ve dışından, dağcıların en çok rağbet ettikleri bir yerdir.

Dağcılık Faaliyetleri

En yüksek doruğu 3767 metre yüksekliğindeki Kızılkaya'dır. Aladağlar'da, tırmanışlar için 3700 metre üzerinde dört doruğun yanı sıra 3500 metrenin üzerinde 50'den fazla doruk vardır. Bu doruklar Niğde il sınırları içinde devam eden Toros dağ kıvrımlarının (Orta Toroslar) en yüksek doruklarıdır.

İlk baharda eriyen karlardan dolayı Aladağlar'da birçok göl oluşur, ama kurak yaz mevsiminde bu göllerden çoğu buharlaşıp yok olur. Yalnızca yer altı suları ile de beslenen birkaç göl kalır. Aladağlar içinde birçok gölün bulunduğu genişçe bir kazanı andırır. En uygun tırmanış zamanı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kalker kayalardan oluşan Aladağlar'da Emli, Barazama vadileri ve güney yamaçları dışında ormanlık alan görülmez. Dağda alpin bitki toplulukları gelişmiştir.

Demirkazık Tırmanışı: Aladağların en önemli zirvelerinden olan Demirkazık (3756 m) tırmanışı için Çukurbağ köyünden yaya olarak 1,5 saat uzaklıktaki Sokullupınar kamp yeri olarak seçilir. Kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş normal olarak 10-12 saat sürer. Aladağlara çok sayıda tırmanış yapacaklar Yedigöller Vadisini kamp yeri olarak seçmelidirler. Çukurbağ köyü-Yedigöller yaya 10-12 saattir. Yedigöllerden Emler Zirvesi, (3723 m) Kızılkaya, (3767m) Direktaş (3510 m) doruklarına çeşitli çıkış yollarından ulaşılır. Demirkazık Köyünde özel idarece yaptırılmış olan 100 yataklı yeni ve modern bir dağ evi bulunmaktadır. Burada yemek ve duş imkânı olduğu gibi, bir kütüphane ve dinlenme salonları da mevcuttur. Dağ evinden hareket edilerek birçok spor ve geleneksel tırmanış rotalarının bulunduğu cimbar boğazına ve Demirkazık, (3756) Küçük Demirkazık (3425m) zirvelerine tırmanmak mümkündür. Ayrıca Çukurbağ köyünden hareketle 1,5-2 saatlik bir yürüyüş sonunda Emli vadisine varılır. Buradan da Kaldı (3734 m), Güzeller (3461 m) ve Alaca (3588 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.

    Muğla, Marmaris Milli Parkı

>

Konumu: Muğla ili, Marmaris ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1996
Alanı: 29206 Ha.
Ulaşım: Milli park Muğla iline 60 km uzaklıkta olup, E550 ve E400 karayolu ile ulaşım sağlanmaktadır. Ayrıca deniz yoluyla da ulaşım imkânı vardır.
Konaklama: Marmaris ve İçmeler yerleşim alanları tatil bölgesi milli parkın ziyaretçilerine konaklama imkanı sunmaktadır. Tabiatla iç içe bulunmak isteyen ziyaretçiler için milli park içindeki koylarda çadır ve karavanla konaklama imkanları mevcuttur. Milli parka yakın mesafede bulunan Marmaris İlçesinde ise otel, motel, tatil köyü gibi konakla tesisleri ile çok sayıda lokanta, market, eğlence yeri bulunmaktadır.
Kaynak Değerleri

Zengin biyolojik çeşitliliği, jeomorfolojik özellikleri, doğal koyları, denizin farklı tonları, deniz ile birleşen doğal bitki örtüsü ve kızılçam ormanları ve sığla ağaçlarının doğal yayılış alanları milli parkın en önemli kaynak değerlerini oluşturur. Milli parkta; orman, deniz, tatlı su ve step olmak üzere 4 ekosistem tipi mevcuttur. En büyük alanı kapsayan orman vejetasyonu; Kızılçam, Anadolu Sığla Ağacı ve yer yer de servi ormanlarından ibarettir. Önceki devirlerde büyük alanlarda yayılış gösteren bugün ise çok sınırlı ve korunmuş mekânlarda varlığını sürdüren Anadolu Sığla Ağacı Milli Parkın önemli kaynak değerlerinden birisini oluşturmaktadır. Sığla ağaçları illi parkta derin, nemli ve ağır topraklı taban arazilerde yaygın olarak görülmektedir. Asli orman ağacı türleri ile birlikte meşe, sandal, defne, keçiboynuzu, akçakesme, tespih, sakız, menengiç, yabani zeytin, zakkum gibi ağaççık formlu Akdeniz bitkileri de milli parkta geniş bir yayılım gösterirler. Bitki çeşitliliğinin yanı sıra yaban hayatı da önemli doğal özelliğidir. Özellikle Marmaris-Köyceğiz arasında bulunan ve nesli tükenmekte olan yaban keçisi önemli türlerinden birisidir. ayı, karakulak, tilki, sincap, gelincik, porsuk, yaban domuzu, tavşan da alanda görülen yaban hayatı türlerindendir. Jeomorfolojik özellikleri milli parkın diğer önemli kaynak değerlerinden birisidir. Parkta ayrıca, Nimara Adasını ana karaya bağlayıp yarımada görüntüsü veren ve halk arasında Yalancı Boğaz olarak tanımlanan doğal bir set bulunur. Kızılağaç mevkii Dereyüzü Mahallesi ve Palamut Tepe civarında bulunan “Dolinler” milli parka ayrı bir özellik katan doğal kaynak değerleridir. Milli park, doğal kaynak değerlerinin yanı sıra arkeolojik ve kentsel sit koruma statüsüne alınmış, tarihi kaynak değerlerine de sahiptir.

Milli parkın güneybatı kesimindeki Amos (Hisarönü) Harabeleri, Turunç’un yakınında, Kumlubük koyunun ise kuzeybatısında bir tepe üstünde yer alır. Antik yerleşimden tiyatro, tapınak ve bazı heykel kaideleri görülebilir. Gavur Sancağı, Marmaris Kalesi, Beldibi Köyü Asar Tepedeki Physkos ve Antik Karia bölgesinin önemli liman kentinin kalıntıları da alanda yer alır. Marmaris Milli Parkı, Ülkemizin milli ve milletlerarası öneme sahip önemli turizm bölgesinde yer almaktadır. Marmaris Körfezi kıyılarında ve adalarında oluşmuş doğal koylar, kıyı şekilleri, mağara ve jeolojik yapı ile ortaya çıkan deniz suyundaki renk tonları gibi estetik oluşumlar, yerli ve yabancı ziyaretçilerin gezip görebileceği kaynak değerleri arasında yer almaktadır.

Görülecek Yerler

Bakir kıyılar, bitki ve hayvan topluluğu açısından zenginliği ile başta Cennet Adası ve diğer adalar, arkeolojik Physkos şehri, Amos şehri kalıntıları ve doğal peyzajın en güzel örnekleri görülmeye değerdir.

    Muğla, Fethiye, Saklıkent Milli Parkı

Konumu: Muğla ili, Fethiye ilçesi ile Antalya ili, Kaş ilçesi sınırları içerisinde, Eşen Çayı’nın bir kolu üzerinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1996
Alanı: 1643 Ha.
Ulaşım: Saklıkent Kanyonu Fethiye’ye 60 km. uzaklıktadır. Kanyona güneyden, Kalkan- Yeşilova yol ayrımından Palamut köyü yolu ile kuzeyden ise Kemer yolu ile ulaşılmaktadır.
Konaklama: Ziyaretçilerin, konaklama ve yemek gibi ihtiyaçlarını Fethiye ve Kaş ilçe merkezlerindeki tesislerden karşılama imkanı bulunmaktadır. Ayrıca, Milli Park yakınında bulunan yaylalarda yaşayan insanlarla görüşülerek, bu yerlerin birimlerinde konaklama sağlanabilir. Milli Park Teşkilatınında uygun gördüğü sahalarda geçici olarak çadır ve karavanla konaklama yapılabilir.
Kaynak Değerleri

Milli parkın ana kaynak değerlerini 1000-1100 m. yükseklikte ve oldukça dik vadi yamaçlarına sahip Saklıkent Kanyonu oluşturmaktadır. Kanyon, 9 km. uzunluğundadır. Kanyonun ağız kesiminde, birbirine yakın çıkışlar yapan kaynak suları, büyük bir ırmağa dönüşmektedir. Kanyonun kireçtaşından oluşan yüzeyi cilalanmış gibi kaygan bir özellik göstermektedir. Kanyon içerisinde bazı kesimlerin, karstik tünellerin çökmesi sonucu meydana geldiği gözlenmektedir. Kanyonun yamaçlarında, birbirlerinden farklı yüksekliklerde 20’ye yakın irili ufaklı mağara bulunmaktadır. Buralar, vadi yamaçlarının birbirine doğru hafif ters bir şekilde eğimlendikleri ve tabanda önemli oranda enkaz deposunun varlığı ile vadinin diğer kesimlerinden ayrılırlar.

Yöre tektonik kontrollü bir jeomorfolojik gelişime sahip olup, özellikle düşey yönlü tektonizma Saklıkent Kanyonu’nun gelişme seyrini etkilemiş ve bugünkü görünümünü almasında, litolojik yapıya önemli ölçüde yardımcı olmuştur. Milli park; orman, dağ, vadi, akarsu ve maki vejetasyonunun örneklerini barındırmaktadır. Alandaki orman formasyonu; kızılçam (Pinus brutia), karaçam (Pinus nigra) ve sedirden (Cedrus libani) meydana gelmektedir. Bunlar, sahadaki jeomorfolojik basamakların bulunduğu yükseltiye göre sırasıyla maki, kızılçam, karaçam ve sedir şeklinde sıralanmaktadır. Kanyon girişine yakın kesimlerde kızılçam yaygınlık gösterirken, özellikle milli parkın güneydoğu kesimindeki 1000 m’nin üzerindeki zonlarda karaçam, Dumanlıdağ yakın çevresinde ise anıt niteliğindeki sedirler, etkileyici görüntüler oluşturur. Ayrıca Aktar Yaylası’nın güneydoğu kesiminde, endemik soğanlı bitkiler (geofitler) yetişmektedir.

Görülecek Yerler

Milli parka adını veren ve vahşi yapısıyla dikkat çeken Saklıkent Kanyonu görülmeye değer bir yerdir. Kanyonun belli bölümlerine kadar yamaçtaki kayalara açılan deliklere bağlanmış tahta bir iskeleden yürüyerek girilebilmektedir. Yaklaşık 100 m. uzunluğundaki iskelenin bitiminde büyük gürültü ile akan suyun soğuk esintisi ile karşılaşılır. Ayrıca milli parkın yüksek rakımlı bölgelerinde yer alan yayla gelişimleri, hem sosyo-kültürel yaşam şekilleri, hem de doğal güzellikleri ile ziyaretçilere doğanın eşsiz değerlerini sunarlar. Dumanlıdağ mevkii, gerek anıt niteliğindeki sedir ağaçlarının, gerekse denize açılan manzara seyir noktasının etkileyiciliğiyle ziyaretçilerin mutlaka uğraması gereken noktalardandır.

    Troya Tarihi Milli Parkı

Konumu: Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları içerisinde, Çanakkale Boğazı’nın girişinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1996
Alanı: 13517 Ha.
Ulaşım: Çanakkale-İzmir karayolunun 28 km.’sinden sapıldıktan sonra 5 km içeridedir.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Troya’lılar ile Aka’ların 10 yıl süren savaşlarındaki savaşçıların, efsanevi hikayeleri ile asırlar boyunca uluslararası bir üne sahip olan ozan Homeros’un epik eserleri, İliada ve Odysseia ile ölümsüzleşen Troya kenti oluşturmaktadır. Arkeologlara göre, İliada’da hikaye edilen Troya Antik kentinde (Hisarlıktepe) 9 kültür katmanı bulunmaktadır. Troya’nın bu üç bin yıllık tarihi süresince yayılım gösteren dokuz antik medeniyet katmanından sadece birinin kapsamında yer aldığı tanımlanmaktadır. Bu katman Homeros’un dünyaca bilinen ve tanınan Troya’sıdır. Troya tarihi ve onunla ilgili özellikler, Troas Bölgesi’nin, yani Edremit Körfezi’nin kuzeyinden, Marmara Denizi’nin güney kıyılarına kadar olan bölgeyi kapsamaktadır.

Troya Antik kentindeki ilk kazı, Troya Kralı Priamos’un hazinelerini bulmak için Hisarlık Höyük’ün ortasında, günümüzde “Scliemann Yarması” olarak adlandırılan 40 m. genişliğinde ve 17 m. derinliğinde bir yarma açan H. Schliemann tarafından yapılmıştır. Bu kazı, bilimsel olmayıp daha çok define amaçlı yapılmış ve ana kayaya inerek bir çok katmanın tahribine neden olmuştur. Günümüzde, Troya’da uzman ekipler tarafından bilimsel amaçlı kazılar yapılmaktadır.

Görülecek Yerler

Öncelikli olarak görülmesi gereken yerlerin başında Troya antik şehri (ören yeri) gelmektedir. Ayrıca Çanakkale Boğazı, özellikle kıyılarında sunduğu görsel peyzaj değerleri ile ziyaretçilerin rekreatif ihtiyaçlarını karşılayacak düzeydedir.

    Kastamonu, Bartın, Küre Dağları Milli Parkı

Konumu: Batı Karadeniz Bölgesinin Kastamonu ve Bartın ili sınırlarında bulunmaktadır.
Kuruluşu: 2000
Alanı: 37753 Ha.
Ulaşım: Kastamonu Pınarbaşı ilçesine 10 km. mesafede, Ilıca Köyü ve Şelalesi ile 22 km. ise Valla Kanyonuna ulaşmak mümkündür. Pınarbaşı ilçesinden Kapanca ve Kayadibi köyü istikametine gidildiğinde Kayadibi köyünden 2-3 saat yaya yürüyerek Ilgarini mağarasına ulaşabilir.
Konaklama: Milli Parka; Kurucaşile (Kapısuyu ve Paşalılar), Merkez (Arıt/Çöme Boğazı), Ulus (Ulukaya ve Aşağıçerçi), Pınarbaşı, Azdavay, Şenpazarı, Cide’den giriş yapılabilir. Milli parkın içerisinde konaklama tesisi ve olanağı bulunmamaktadır. Ancak, il merkezlerinde konaklanılabileceği gibi Bartın’da İnkumu, Amasra, Çakraz’da, Ulus’da, Kastamonu’da Pınarbaşı, Cide ve Azdavay’da konaklama seçenekleri mevcuttur. Bartın’da Arıt Beldesi Söğütlü Köyü’nde bulunan KDMP Tanıtım Birimi’nde, Ulus ilçesi Aşağıçerçi, Alıçlı, Köklü, Yukarıdere, Aşağıçamlı ve Kozanlı köylerinde ev pansiyonculuğu ile konaklama olanakları bulunmaktadır. Kastamonu’da Pınarbaşı ve Azdavay ilçelerinde restore edilmiş tarihi konaklarda ve otellerde de konaklama yapılabilir. Pınarbaşı’nda Paşa Konağı ve Azdavay’da Yanık Ali Konağı konaklama yapılabilecek tarihi konaklarlardır. Ayrıca Azdavay - Zümrüt Köy’deki ev pansiyonlarında da konaklama yapılabilir.
Kaynak Değerleri

Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz Bölümü’nde Küre Dağları üzerinde yer almaktadır. Tamamen bir plato karakterindeki Milli Park, doğu-batı doğrultusunda uzanır ve yakın çevresi için fiziksel ve sosyal anlamda bir eşik niteliğindedir. Milli parkın yer aldığı alan üzerinde hiçbir yerleşim birimi bulunmamakta sosyal hayat, milli parkın yakın çevresinde devam etmektedir. Bu nedenle milli parkın yakın çevresi tampon zon olarak tanımlanmış ve tampon zonu da içeren bölge planlama alanı olarak kabul edilmiştir. Küre Dağları Milli Parkı, Batı Karadeniz Karst Kuşağında yer almaktadır. Milli park, jeolojik yapısı ve yağışın etkisi ile ortaya çıkan derin kanyonlar, boğazlar, mağaralar, şelaleler ve düdenler açısından Türkiye’nin ve Avrupa’nın en zengin alanlarından birisi olarak kabul edilmektedir.
Doğu-batı yönünde uzanan bir sıradağ kütlesi olan milli parkta yüzden fazla mağara bulunmaktadır. Bunlar arasında en çok bilinen içerisinde tarihi kalıntıların da bulunduğu Kastamonu’nun Pınarbaşı İlçesindeki Ilgarini Mağarası’dır.
858 metre uzunluğunda ve 250 metre derinliğinde olan mağarada, RomaBizans dönemine ait olduğu sanılan yerleşim yerleri ile şapel, lahit ve mezar yerleri bulunmaktadır. Bartın bölümünde ise Sipahiler, Aşağıçamlı ve Söğütlü Mağaraları görsel açıdan çok zengin ve ziyaretçilerce kısa sürede ulaşılabilen konumdadır.
Küre Dağlarında görülen çok sayıdaki kanyonun en büyüğü olan Valla Kanyonu 10 kilometreye yakın uzunluğu, 1120 metreye ulaşan derinliği ile etkileyici bir peyzaj değeridir. Küre Dağlarının kayalık, engebeli arazi yapısı ve yoğun ormanlarla kaplı bitki örtüsü, yalnızca mağara ve düdenleri değil, aynı zamanda görkemli şelaleleri de saklamaktadır. Bunlar arasında, Ilıca Köyü yakınlarında bulunan Ilıca Şelalesi, 20 metreden dökülen Ulukaya Şelalesi ve Kurucaşile’ deki Göldere şelalesi en bilinenlerdir.
Milli park zengin tür, habitat ve genetik çeşitliliği ile öne çıkmaktadır. Dünyada biyolojik çeşitliliği yüksek, aynı zamanda hızla habitat kaybına uğrayan alanlar uzmanlarca “sıcak nokta” olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde belirlenen dokuz adet sıcak noktadan bir tanesi de Küre Dağları Milli Parkıdır. Tür, habitat ve genetik çeşitliliği, nadir ve nesli tehlike altındaki türlerin varlığı ve ekosistemin bütünlüğü alanı, doğa koruma açısından önemli kılmaktadır.

Küre Dağları Milli Parkı, bağımsız denetimle sertifikalanmış milli parklardan oluşan bir koruna alan ağı olan PAN Parks (Protected Area Network) ağına dahil edilmiş ülkemizdeki tek korunan alandır. Küre Dağları Milli Parkı, mutlak ve tampon zonuyla, Avrupa-Sibirya bitki coğrafyasının Öksin bölümünde yer alır. Karstik bir kuşak üzerindeki milli parkın orman ekosistemi saf veya karışık, ibreli ve yaprak döken odunsu bitki türlerinin hakimiyeti altındadır. Çeşitli sebeplere bağlı olarak orman içi açıklıklar ortaya çıkar, buralar otsu ve çalımsı bitki türlerin odunlu türlere göre hakimiyet kazandıkları alanlar olur. İşte bu bölgeler, farklı yaşam alanları sunduklarından tür çeşitliliğinin de en yüksek olduğu alanlardır. Yani farklı ekolojik etkenlerin birleşmeleri, Küre Dağları Milli Parkı’nda farklı tiplerde ekosistem yapılarını ortaya çıkarmıştır. Küre Dağları Milli Parkı’nda ekosistem yapısı sucul ve karasal ekosistemlerden meydana gelir. Sucul ekosistemler içinde, tatlı suya dahil olan akarsu ekosistemi bulunur. Karasal ekosistemler ise daha çeşitlidir; orman, çayır ve mera, maki, kıyı, kayalık alanlar ve mağaralar, tarım ve yabanıl olmayan alan ekosistemleri olmak üzere altı farklı ekosisteme ev sahipliği yapar. Milli Park alanı içerisinde her dem yeşil ve yaprağını döken ağaç ve çalıların baskın olduğu nemli karaktere sahip bir vejetasyon yapısı hakimdir. Ülkemizde geniş bir yayılım alanına sahip kayın ve göknar ormanları ile yalancı maki formasyonu bu bölgede de geniş alanlarda yayılış göstermektedir. Karstik alandaki karışık ormanlar ise biyolojik çeşitlilik açısından, gerek bitki türleri gerekse bu türlerin kompozisyonu açısından önemlidir. Küre Dağları Milli Parkı’nda gerçekleştirilen bilimsel araştırmalarda varlığı tespit edilen bitki taksonu sayısı 930’u bulur. Bu bitkiler arasındaki 157 endemik türden 59’unun nesli tehlike altındadır. Küre Dağları Mili Parkı’nın biyolojik açıdan önemi, çok sayıda hayvan türü için sunduğu farklı yaşam ortamından kaynaklanır. Yaban kedisi (Felis sylvestris), susamuru (Lutra lutra), bozayı (Ursus arctos) ve ulugeyik (Cervus elaphus) gibi memeli türleri dahil, Türkiye’de yaşayan 160 memeli türünün 48’ine bu alanda rastlanır.

Bugüne kadar alanda 129 kuş türünün yaşadığı belirlenmiştir. Bu türlerden küçük akbabaların (Neophron percnopterus) nesli küresel ölçekte tehlike altındadır. Kuş türleri için önemli olan coğrafi şekillerden; geniş vadilere bakan yüksek kayalıklar, akbaba, şahin, kartal ve gece yırtıcılarının barınması için uygun alanlar oluşturur. Ancak alan sadece yırtıcı türler değil, hem deniz kıyısında üreyen ve kışlayan su kuşları, hem de ılıman kuşak orman biyolojik türleri için önemlidir.

    Kars, Erzurum, Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı

Konumu: Doğu Anadolu Bölgemizde Kars ve Erzurum illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 2004
Alanı: 22519 Ha.
Ulaşım: Milli Park alanına ulaşım, karayolu ve demiryolu ile sağlanmaktadır. Erzurum ve Kars illeri arasında bulunan Sarıkamış ilçesi Milli Park sahasının merkezinde kalmaktadır.
Konaklama: Sarıkamış İlçesinde yer alan tesislerden yararlanılabilir.
Kaynak Değerleri

1914 - 1915 yıllarında Sarıkamış Harekatı olarak bilinen harekatın gerçekleştiği alanlar ile Ülkemizde ve aynı enlemde bulunan Ülkelerde, sınırı genel olarak 2200-2300 m olmasına rağmen Sarıkamış, Göle, Ardahan yörelerinde 2500 hatta yer yer 2700 m’de optimum yayılış gösterebilen Sarıçam Ormanları milli parkın ana kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
Çeşitli kaynaklardan alınan bilgilere göre; Sarıkamış Harekatı’nda şehit olan askerlerimize ait 20 tane şehitlik bulunmaktadır. ehitliklerin büyük bir kısmı Sarıkamış ve yakın çevresinde yer alan köylerdedir. Bu şehitlikler arasında en önemlisi Allahuekber Dağları zirvesinde, yaklaşık 3100 rakımlı tepe de bulunmaktadır. Milli Park alanı içinde Çermik (Kaynak) Yayla Şehitliği, Turnagöl Şehitliği, Allahuekber Tepe Şehitliği, Bardız Geçidi Şehitliği, Çakırbaba Şehitliği, Soğanlı Şehitliği ve Tekçam Şehitliği yer almaktadır. Sarıkamış’ın Kuzey batısında yer alan Dikenli Tabya Şehitliği Milli Park Alanının sınırında yer almaktadır. Ayrıca; Ağababa Şehitliği, Sarıkamış Şehitliği, Meçhul Asker Şehitliği, Soğanlı Şehitliği, Bardız Geçidi Şehitliği, Divik Köyü Şehitliği de milli parkın yakın çevresinde yer alan şehitliklerdendir. Milli park biyolojik çeşitlilik açısından da önemli bir alandır. Ülkemizde 2100 – 2200 metre yüksekliklerden sonra başlayan ve doğal olarak ağaç bulunmayan yüksek dağ basamağında (alpin zon) sadece çayır otları ve bazı ardıç türlerinden oluşan kısa boylu bitki türleri yetişebilmektedir. Ancak Sarıkamış Ormanlarını oluşturan Sarıçam, bu bölgede alpin zonda optimum yayılış göstermekte olup iyi gelişime sahiptir. Bu bölgede sarıçam meşçeresi saf olarak görüldüğü gibi az miktarda titrek kavak ve adi ardıç türleri ile de karışık olarak da görülebilmektedir. Milli Park içinde 58 familyaya ait 206 cins, 352 tür, 34 adet alttür ve 8 adet varyete bulunmaktadır. Hayvan çeşitliliği ise 75 memeli, 107 kuş, 6 balık ve 7 iki yaşamlı tür ile temsil edilmektedir. Ayı, tilki, vaşak, yaban kedisi, su samuru, kaya sansarı, kızıl sincap, bozkır kartalı, kara akbaba, kara çaylak, kızıl çaylak ve toy parkın önemli hayvan varlığını teşkil eder.

Görülecek Yerler

Sarıkamış ilçesi önemli bir kış turizm merkezidir. Alan içinde görülebilecek yerler öncelikle şehitliklerdir. Allahüekber Dağları ve saf Sarıkamış ormanları da görülmesi gereken diğer değerlerdir.

Türkiye'nin diğer milli parklarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Türkiye'nin Milli Parkları-1
Türkiye'nin Milli Parkları-2
Türkiye'nin Milli Parkları-3
Türkiye'nin Milli Parkları-4

Bu makalede yer alan bilgiler TC Tarım Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar G.M. kaynaklarından faydalanılarak sunulmuştur. Otoriteler bilgileri güncelledikçe farklılık gösterebilir.

destekleyici kaynaklar
TC TOB DKMPGM MİLLİ PARKLAR KATALOĞU


Tarih 2020-06-17 14:59:27

Türkiyemilli parkkazdağıkaçkar dağlarıhatila vadisikaragöl-saharaaltınbeşik mağarasıhonaz dağıaladağlarmarmarissaklıkenttroyaküre dağlarısarıkamışAllahuekber dağları Önceki Yazısı Yalova Kuş Gözlem Noktaları ve Hersek Lagünü Gözlem Noktası Sonraki Yazısı Horma Kanyonu - Ilıca Şelalesi Arasına Yürüyüş Yolu Yapıldı
Yorumlar
Yorum Yok