Türkiye'nin Milli Parkları-4

Türkiye Milli Parklarının Kaynakları, Görülecek Yerleri, Hizmetleri

BÜNYAMİN ŞAHİN

BÜNYAMİN ŞAHİN 6 ay önce yazdı

Türkiye'nin Milli Parkları-4

 

Türkiye'nin Milli Parkları-4

Dünya üzerindeki ilk resmi korunan alan çalışmaları, ABD tarafından gerçekleştirilmiş olup, bu çalışmalar kapsamında, sahip olduğu tabii güzellikler ve yaban hayatı sebebiyle, “Yellowstone Milli Parkı” , 1872 yılında, dünyadaki ilk milli park olarak ilan edilmiştir. 1933 yılında Londra’da imzalanan “Bazı Bölgelerdeki ve Özellikle Afrika’daki Doğal Flora ve Fauna’nın Korunması Sözleşmesi“ ile milli parklar, tabiat rezervleri ve benzeri diğer rezervlerin oluşturulmasına karar verilmiş ve ilk biyolojik çeşitlilik koruma çalışmaları başlatılmıştır.

Ülkemizdeki milli park çalışmaları ise 1956 yılında başlamıştır. Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması çerçevesinde, 6831 sayılı Orman Kanunu’nda değişiklik yapılarak, orman teşkilatı tarafından bazı uygun ormanlık alanlar, milli park olarak ilan edilmiştir. Ülkemizin ilk milli parkı ; 1958 yılında ilan edilen, “Yozgat Çamlığı Milli Parkı” dır.

1983 yılında yürürlüğe giren 2873 sayılı Milli Park Kanunu ile milli park statüsü dışında; tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve tabiat anıtı gibi korunan alan statüleri de getirilmiş olup, değişik kaynak değerlerine sahip alanların, farklı statülerde koruma altına alınmasına imkân sağlanmıştır. Ayrıca Milli Park Kanunu’nun yürürlüğe girmesi ile birlikte statü verilecek olan alanların, orman ve orman rejiminde olması zorunluluğu kaldırılmıştır. Milli Park Kanunu’nun gayesi; ülkemizdeki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip; milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının; belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.

Her köşesi ayrı bir güzelliğe sahip ülkemizde, 2020 itibariyle hali hazırda 44 adet milli parkımız mevcuttur. Milli parklarımız, sahip olduğu tabii, kültürel ve tarihi kaynakların yanı sıra çeşitli eğlence ve dinlenme imkânlarına da sahiptir. Milli Parklarımız; barındırdığı ekosistemler, habitatlar, endemik ve nadir türler ile birlikte yaban hayatının yerinde görülmesi, trekking, kamp vb. tabiat sporlarına imkân sağlaması, bilimsel araştırma ve gözlemlere açık olması, piknik ve eğlence fırsatları sunması ile doğa fotoğrafçılığı ihtiyacını karşılaması bakımından, birçok insan için önemli birer ziyaret noktasıdır.

Milli Parklar

İçindekiler Listesi
    Ağrı Dağı Milli Parkı

Konumu: Doğu Anadolu Bölgemizde Ağrı ve İğdır illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 2004
Alanı: 88014 Ha.
Ulaşım: -
Konaklama: Çadır ve karavan ile konaklama mümkündür. Ayrıca Doğubayazıt ilçesi ile Ağrı ve Iğdır İllerinde konaklama tesisleri mevcuttur.
Kaynak Değerleri

5137 m. yüksekliğindeki Büyük Ağrı ve zirvesindeki Türkiye’nin en büyük buzulu, 3896 m. yüksekliğindeki Küçük Ağrı Dağı, Alaska’daki meteor çukurundan sonra dünyadaki ikinci büyük göktaşı çukuru, İran-Turan Bitki Fitocoğrafyasının bitki türleri,yöreye özgü hayvan varlığı ve endemik türleri, farklı birçok kültürde karşımıza çıkan ve kutsal kitaplarda geçen Nuh Tufanı ile Nuhun Gemisinin bulunduğu alanlar, tarihin her döneminde insanları etkileyen heybetli görünümü ile çeşitli edebi metinlere konu ve birçok efsane ile özdeşleşmesi gibi kültürel özellikleri milli parkın en önemli kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
Doğu Anadolu volkan dizisi üzerinde yükselen dağ Türkiye, İran ve Ermenistan sınır kavşağında yer alır. Kuzeyinde Iğdır Ovası (840 m.), Güneyde Doğubeyazıt Ovası (1640 m.), Güneydoğu da ise sönmüş bir volkan olan Küçük Ağrı Dağı (3896 m.) yükselir. Ağrı Dağı Milli Parkı’nda bulunan Büyük ve Küçük Ağrı Dağı aynı taban üzerinde yükselir ve birbirinden Serdarbulak Geçidi (2700m) ile, daha batıdaki Hama Dağı’ndan ise Çengelli Gediği ile ayrılır.

Büyük Ağrı Dağı buzul oluşumu ve buzul morfolojisi bakımından Türkiye’nin en önemli ve ilgi çeken bir bölgesidir. Büyük Ağrı Dağı 1188 m2 alana yayılmış olup, tepesinde 160 m. düzlüğe sahiptir. Tepesi 400 m. yüksekliğinde yaz kış buzlarla kaplıdır. Alp Himalaya dağ kuşağında bulunan Ağrı Dağı; Arabistan kütlesi ile Avrasya kütlesinin çarpışması ile 3. jeolojik. dönemde volkanizma sonucu oluşmaya başlamış ve bir volkan konisi haline gelmiştir. Büyük ve Küçük Ağrı Dağları konilerini esas olarak ortaç ve asit karakterli lav akıntıları, aglomeralar ve tüfler oluşturmaktadır. Milli Park, İran-Turan Fitocoğrafik Bölgesi içinde kalmaktadır. Alanda; step, antropojen step ve/veya dağ stepi, uzun boylu step-çayır, sub alpin-alpin ve orman olmak üzere birden fazla vejetasyon formasyonu görülmektedir. Milli Parkta stepleri oluşturan belli başlı otsu türler; geven, çoban yastığı, kekik, yavşan, yonca, çörek otu, üçgül, ada çayı,gelincik, sığır kuyruğu koyun yumağı, çan çiçeği, yabani arpa ve yabani buğday’dır. Milli Parkta görülen belli başlı odunsu ürler ise; yabani gül, ardıç, gürgen, huş, meşe, yabani badem, kadın tuzluğu’dur.
Milli Parkta; keklik, sakallı akbaba, kartal, şahin, doğan, tilki, kurt, tavşan, vaşak yaban domuzu, engerek yılanı, süphan kertenkelesi, dere alabalığı ve sazan yayılış gösteren önemli hayvan türleridir. Alan kelebek türleri açısından da çok zengindir. Bunlardan endemik bir tür olan Acem güzelesmeri ile nesli küresel ölçekte tehdit altında olan Apollo kelebeği de alanda görülmektedir. Jeolojik konumunun yanı sıra tarihin her döneminde insanları etkileyen heybetli görünümü ile çeşitli edebi metinlere konu olan Ağrı Dağı ile ilgili birçok efsane mevcuttur. Bu efsaneler içinde en önemli olanı Ağrı Dağı Efsanesi’dir.

Ağrı Dağı Milli Parkı için en önemli rekreasyonel etkinlikler:

Doğa yürüyüşü, tırmanma ve kampçılıktır. Büyük Ağrı Dağı dünya dağcıları için önemli bir tırmanma rotasıdır. Ağrı Dağına tırmanmak için en uygun zaman Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kış tırmanışı için ise Şubat ayı uygundur.

Büyük Ağrı Dağı zirvesine;

  • Güney yamaçtan yapılacak tırmanışlarda: Doğubeyazıt-Topçatan Köyü Mevkii-Eli Köyü-Yeşil Kamp ve Zirve güzergahı,
  • Doğu yamacından yapılacak tırmanışlarda: Iğdır Aralık İlçesi Büyük Ağrı Dağı ile Küçük Ağrı Dağı arasından Serdarbulak Yaylası güzergahı,
  • Batı yamacından yapılacak tırmanışta: Ağrı İli sınırları içinde kalan Örtülü Köyü-Küp Gölü güzergâhı izlenir.
  • Ağrı Dağına özellikle yabancı uyruklu ziyaretçilerin çıkışı izne tabidir.
  • Ağrı Dağına yapılan tırmanışlar alan kılavuzları eşliğinde gerçekleştirilir.

    Edirne, Enez, Gala Gölü Milli Parkı

Konumu: Marmara bölgesinde, Edirne ili, Enez ve İpsala ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1991 (2005 sınır ve statü değişikliği)
Alanı: 6087 Ha.
Ulaşım: Milli Park Edirne İli, Enez ve İpsala ilçeleri sınırları içerisinde yer almakta olup, Enez’e 10 km, İpsala’ya 22 km mesafededir.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Gala Gölü, Meriç Deltasının önemli bir kısmını oluşturan Küçük Gala Gölü ve Pamuklu Gölü olmak üzere iki bölümden oluşan alüvyon set gölüdür. Gölün 2.369 ha lık bölümü 1991 tarihinde Tabiatı koruma alanı olarak ilan edilmiş, 2005 yılında ise sınır genişletilmesi ve statü değişikliği yapılarak milli parka dönüştürülmüştür. Milli Parkın, 3.090 ha.’lık kısmı sulak alan ve 3.000 hektarıda ormanlıktır.

Denizden yüksekliği 2 m, derinliği ise 0.4-2.2 m arasında değişmektedir. Gölün etrafı geniş sazlık (Phragmites australis ve Typha spp.) alanlarla çevrilidir. Typha spp. sık bir örtü oluştururken, Nymphaea spp. ve Ceratophyllum spp. ise kıyı şeridinde dağınık bir yerleşim göstermektedir. Göl çevresinde yoğun çeltik tarımı yapılmakta ve Türkiye’nin çeltik üretiminin %24’ü bu bölgede gerçekleştirilmektedir.

Milli Park, Avrupa ile Afrika arasında birçok göçmen kuş türünün uğradığı alanlardan biridir. Sulak alan, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmektedir. Dünyanın önemli kuş göç yollarından birinin üzerinde bulunan Gala Gölü Milli Parkı’nda 163 kuş türü tespit edilmiştir. Bu türlerden 46’sı yerli (bütün yıl görülen), 27’si kış göçmeni (Kuğu, Ötücü Kuğu, Sakarca Kazı, Bozkaz, Yeşilbaş, Kılördek, Bozördek, Fiyü, Çamurcun, Kepçel, Tepeli Dalağan, Boz Dalağan, Macar Ördeği, Tarakdiş, Ak Tarakdiş, Su çullukları, Çulluk, Cılıbıtlar ve Düdükçünler) ve 90’ı yaz göçmeni kuşlardır. 6 tür de sadece göç sırasında görülmüştür. Ayrıca Gala Gölü Milli Parkı’nda bulunan 46 kuş türü kuluçkaya yatmaktadır. Bunlardan bazıları; Tepeli Batağan, Küçük Batağan, Büyük Karabatak, Küçük Karabatak, Tepeli Kutan, Erguvan Balıkçıl, Alaca Balıkçıl, Küçük Ak Balıkçıl, Külrengi Balıkçıl, Gece Balıkçılı, Balaban, Küçük Balaban, Kaşıkçı, Çeltikçi, Kuğu, Bozkaz, Yeşilbaş, Macar Ördeği, Pasbaş Dalağan, Sukılavuzu, Gülen Sumru, Kara gagalı Sumru, Kızkuşu, Poyraz Kuşu, Kılıçgaga, Uzunbacak, Sakarmeke, Deniz Kartalı ve Küçük Orman Kartalı’dır. Milli Park ayrıca, Sessiz Kuğu, Ötücü Kuğu, Çeltikçi, Kaşıkçı Balıkçıl, Gri Balıkçıl, Erguvani Balıkçıl, Balaban, Karaleylek, Suna Ördeği, Angıt, Mahmuzlu Kız Kuşu, Hazer Sumrusu, Yalıçapkını, Balık Kartalı gibi bir çok kuş türüne de ev sahipliği yapmaktadır.

Gala Gölü, son yıllarda koruma altında bulunan dik kuyruğa da ev sahipliği yapmaktadır. Akkuyruklu kartal da zaman zaman Gala Gölü’nü ziyaret eden nesli tehlikede olan kuşlar arasındadır.

Meriç Deltası sadece kuş türlerini barındırmakla kalmayıp diğer omurgalı-omurgasız hayvanlar ve bitkiler için de önemli yaşam alanları oluşturan önemli bir biyolojik rezervdir. Gala, Dalyan ve Pamuklu göllerinde çoğu ekonomik öneme sahip (yılan balığı, sudak, sazan ve turna) olmak üzere 20 balık türü tespit edilmiştir. Balıklardan başka Su kaplumbağası, kurbağa türleri ve Su yılanı da milli parkta görülen yaban hayatı türlerindendir.

    Kayseri, Sultan Sazlığı Milli Parkı

Konumu: Milli park alanı Kayseri ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 1988 (2006 statü değişikliği)
Alanı: 24523 Ha.
Ulaşım: Milli park Kayseri ili, Develi ve Yahyalı ilçeleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Kayseri’nin 90 km güneyindedir ve Develi İlçesinden 35 km, Yahyalı İlçesinden 24 km ve Yeşilhisar İlçesinden de 18 km uzaklıktadır.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Sultan Sazlığı, jeolojik devirlerde volkanik bir dağ olan Erciyes Dağı’nın yükselişiyle birlikte oluşan ve Develi,Yahyalı ve Yeşilhisar İlçeleri arasında kalan 319.000 ha’lık kapalı su toplama havzasının ortasında yer almaktadır. Sultan Sazlığı, step ekosistemi içerisinde eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su ekosistemini bir arada bulundurması, İç Anadolu step ekosistemi içerisinde sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliği ve Afrika ile Avrupa arasındaki göçmen kuşların kullandığı iki ana kuş göç yolunun bu alanda kesişmesi nedeniyle ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan biridir. Alan, ulusal ve uluslararası önemi dolayısıyla 1994 yılında taraf olunan Ramsar özleşmesi kapsamında, Ramsar Alanı (Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan) olarak koruma altına alınmış ve 2006 yılında da Milli Park olarak ilan edilmiştir. Milli Park, farklı bitki tür ve topluluklarını birbirine çok yakın alanlar içinde bir arada bulundurmakta; tatlı, acı ve tuzlu su ekosistemleri ile tuzcul bozkırın birlikteliğinin nadir bir örneğini sergilemektedir.

Bu türlerin önemli bir miktarı Türkiye’ye endemiktir. Sultan Sazlığı’nda farklı fitocoğrafik bölgelerin temsiliyeti şu şekildedir: %21,5 İran-Turan, %6,5 Avrupa-Sibirya, %1,5 Akdeniz, %1 Doğu Akdeniz ve %69,5 geniş yayılışlılar. Bu habitatlarla ilişkili olarak zengin fauna çeşitliliği de gözlemlenir. Alan, Avrasya ve Afrika arasındaki iki önemli kuş göç yolunun kesişme noktasında yer alır. Bu kadar değişik su habitatının varlığı, farklı çeşitlilikte habitat ve besin ihtiyacı bulunan göçmen türler için beslenme ve barınma olanağı sağlar. Sultan Sazlığı (bölgedeki diğer sulak alanlarla birlikte), küresel anlamda önemli sayıda göçmen su kuşunu barındırmaktadır. Milli Parkta nesli tehlikeye düşmüş veya düşme tehlikesi ile karşı karşıya olan türlerinde yer aldığı 301 kuş türü bulunmaktadır. Bu türler, beslenme, barınma ve kuluçka alanı olarak milli parkı kullanmaktadır. Avrupa’da; turna, flamingo, akbalıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan Sultan Sazlığı’dır. Sultan Sazlığı Milli Parkı’nda beş değişik habitat vardır.

  • Kuzey ve Güney Sazlıkları: 6953,00 hektarlık bir alanı kaplar. Bu habitatların gösterge bitkileri Adi kamış (Phragmites australis) ve Dar yapraklı kedi kuyruğu (Typha angustifolia)’dur Gösterge kuş türleri ise Saz delicesi (Circus aeruginosus), Küçük karabatak (Phalacrocorax pygmaeus), Küçük balaban (Ixobrychus minutus) ve Bıyıklı baştankara (Panurus biarmicus)’dır.
  • Tatlı Su Gölleri: (Eğri Göl, Bağınaltı Gölü, Sarp Gölü, Kanlı Göl ve Soysallı Pınarı): 16,9 hektarlık bir alanı kaplar. Tatlı su göllerinin gösterge bitkileri, Beyaz su nilüferi (Nymphaea alba), Su miğferi (Utricularia australis), Küçük su mercimeği (Lemna minor), Sık yapraklı su sümbülü (Groenlandia densa) ve Kurbağa kaşığı (Alisma plantago-aquatica)’dır (Aksoy, 2004). Gösterge kuşlar ise Dikkuyruk (Oxyura leucocephala), Pasbaş patka (Aythya nyroca) ve Kızıl Boyunlu batağan (Podiceps grisegena)’dır.
  • Tuz Gölleri: (Yay Gölü ve Tuzla Gölü): Korunan alanın ortasında ve en alçak noktasında yer alan Yay Gölü, en büyük tuz gölüdür. Yüzölçümü 4.076,00 hektardır ve korunan alan içindeki tuz göllerini en iyi temsil eden göldür. Göl, kuzeyden ve güneyden gelen ve topraktaki tuzlu mineralleri taşıyan yer altı suları ile beslenir. Tuz gölü habitatlarında bitki bulunmaz. Bununla beraber, kurak mevsimde, sular çekildiği zaman, Deniz börülcesi (Salicornia europae), Karataş otu (Artiplex nitens) gibi tuza toleranslı bitkiler çıplak toprak üstünde yetişir (Aksoy, 2004). Gösterge kuşlar ise Büyük flamingo (Phoenicopterus ruber), Angıt (Todorna ferruginea) ve Halkalı cılıbıt (Charadrius hiaticula)’tır.
  • Çayırlıklar: Çayırlıklar 2103,50 hektarlık bir alanı kaplar. Gösterge bitkiler Narpuz ya da yabani nane (Mentha aquatica L.), Sahil hasor otu (Juncus littoralis,), Yatık düğün çiçeği (Ranunculus repens) ve Kan çiçeği (Lythrum salicaria L.)’dir (Aksoy, 2004). Gösterge kuşlar ise Mahmuzlu kız kuşu (Hoplopterus spinosus) ve Uzun bacak (Himantopus himantopus)’tır.
  • Tuzcul Bozkırlar: Bunlar, tatlı su girdisinin olmadığı ve arazinin tuzlu toprakla kaplı olduğu korunan alanın doğu, kuzey ve batı kesimlerinde 8.777 hektarlık alanı kaplar. Gösterge bitkiler Keven ya da Geven (Astragalus macrocephalus finitimus), Üzerlik otu (Peganum harmala L.) ve Yavşan (Artemisia herba-alba)’dır (Aksoy, 2004). Gösterge kuşlar ise Bozkır toygarı (Calandrella brachydactyla) ve Bağırtlak (Pterocles orientalis)’tır.

Son yıllarda tüm alanda görülen genel kuruma, bu habitatlarda köklü değişikliklere yol açmıştır; çıplak toprağa ve tuzcul bozkırlara dönüşmüş olan tuz göllerinin yanı sıra, sazlıklar bataklığa, tatlı su gölleri de acı suya dönüşmektedir. Milli park alanında: 73 familyaya ait 428 tür saptanmış olup bunların 48 tanesi Türkiye endemiğidir. Bunlardan Puccinellia bulbosa caesaria türünün dünyadaki tek yayılış alanı Sultan Sazlığı’dır. Sucul, karasal, tuzlu ve tatlı su gibi birçok değişik ekosistemin varlığı, botanik çeşitliliği desteklemektedir. Alanda ayrıca 27 fitoplankton türü tespit edilmiştir. Birçok ekosistem ve habitatın bir arada olması, bitkilerde olduğu gibi, pek çok fauna türüne de üreme, barınma ve beslenme imkânı sağlamaktadır. Alanda 21 memeli türü bulunmaktadır. Bu türlerden Kör fare (Nannospalax leucodon) ve Avrupa alaca kokarcası (Vornela peregusna) IUCN Kırmızı Listesi‘nde zarar görebilir, Cüce avurtlak (Cricetulus migratorius) ise düşük risk/ nesli tehlikede kategorisinde bulunmaktadır. Sultan Sazlığı’nın kuş türleri için ayrı bir önemi bulunmaktadır. Alan, Avrupa, Asya ve Afrika arasında uzanan ki ana kuş göç olunun kesişim noktasında ulunmakta ve 247 tür için beslenme, üreme ve konaklama imkânı sağlamaktadır. Sultan Sazlığı Korunan Alanı’nda görülen kuşlar, alanı kullanım durumlarına göre 4 kategoriye ayrılabilir:

  • Yaz Göçmeni Kuşlar: Bu grupta yer alan kuşlar Mart-Eylül ayları arasındaki süreci Sultan Sazlığı’nda geçirmektedirler. Bu grupta yer alan önemli kuş türleri Gri balıkçıl (Ardea cinerea), Küçük karabatak (Phalacrocorax pygmaus), Angıt (Oxyura leucopcephala), Dikkuyruk (Tadorna ferruginea), Saz delicesi (Circus aeruginosus) ve Yalıçapkını (Alcedo atthis)’dır.
  • Kış Göçmeni Kuşlar: Kış göçmeni kuşların Sultan Sazlığı’ndaki kalış süreleri Eylül ayı sonundan Şubat ayı sonuna kadar uzayabilir. Bu grubun bariz örnekleri Flamingo (Phoenicopterus ruber), Kaşıkçı (Platalea leucorodia), Leylek (Ciconia ciconia), birçok ördek ve kaz çeşidi ile yırtıcı ve ötücü kuşlardır.
  • Geçit Kuşları: Bu grupta yer alan önemli kuş türleri Turna (Grus grus), Yeşilbaş ördek (Ardeola ralloides), Akpelikan (Pelecanus anocrotalus), Alacabalıkçıl (Pluvialis apricaria) diğer su kuşları ile yırtıcı ve ötücü kuşlardır.
  • Yerli Kuşlar: Bu grupta yer alan kuş türlerinden bazıları: kızıl şahin (Buteo rufinus) ve boğmaklı toygar (melanocorypha calandra) dır.

Sulak alanda: dört familyaya ait yedi balık türü tespit edilmiştir. Sultan Sazlığı’ndaki en baskın balık türü Dişli sazancık’tır (Aphanius chantrei). Yine alanda tespit edilen Şişman balık (Phoxinellus anatolicus) ise IUCN Kırmızı Listesi’ne göre tehlike altında kategorisindedir. Sultan Sazlığı Milli Parkı nda gerçekleştirilen en önemli etkinlik kuş gözlemciliğidir. Alandaki kuş gözlem kuleleri, yürüyüş patikaları ve kulübeleri ile Güney sazlıklarının içinde de kayıklarla kuş gözlemi yapılabilmektedir.

    Ş.Urfa, Harran, Tek Tek Dağları Milli Parkı

Konumu: Tek Tek Dağları Milli Parkı, Şanlıurfa ili, Merkez ilçesi, Harran ilçesi ve Akçakale ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 2007
Alanı: 19335 Ha.
Ulaşım: Şanlıurfa-Viranşehir karayolunun 35. kilometresinden itibaren Milli Park sınırları başlamakta ve güneye doğru devam etmektedir.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Harran ovası ile Viranşehir ovası arasında, kuzeyden güneye doğru uzanan kıvrımlı bir dağ silsilesidir. Tek Tek Dağlarının en yüksek noktası 801 m. rakıma sahiptir. Mezopotamya’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Şanlıurfa, akarsulara yakın olması ve ticaret yollarının kesiştiği noktada yer almasından ötürü tarihi boyunca stratejik bir öneme sahip olmuştur. Milli park; zengin bitki örtüsü ve orman varlığı, jeomorfolojik yapısına bağlı olarak tarihi doğal ve yapay mağaralar, dehliz ve harabeler, kültürel ve doğal peyzaj çeşitliğine sahiptir. Şuayb Şehri (Özkent) harabeleri ve mağaraları, Soğmatar (Yağmurlu) tarihi kentindeki Asur ve Roma dönemine ait kaya mezarlar ile Asurlular döneminden kalan kale kalıntıları ile Senem Mağaraları alandaki önemli kültürel ve peyzaj değerlerindendir.

Milli parkın tarihi ve kültürel kaynak değerlerini: Han El-Barur Kervansarayı, Tarihi Şuayb Şehri, Soğmatar Antik Kenti, Küçüksenemmağara - Büyüksenemmağara ve Sarnıçlar oluşturmaktadır.

Han El-Barur Kervansarayı: Harran’a 20 km. uzaklıkta yer alan kervansaray 1128-1129 yılları arasında inşa edilmiştir. Selçuklu kervansaraylarının klasik örneklerinden olan yapı, geniş bir avluya sahiptir. Kuzey cephedeki anıtsal portaldan, düzgün kesme taşlardan yapılmış çapraz tonozlu giriş eyvanına geçilir. Avlunun etrafı, kışlık ve yazlık odalarla çevrelenmiş olup kuzey batı köşesinde hamam olduğu tahmin edilen kubbeli bir mekan bulunmaktadır.
Tarihi Şuayb Şehri: Han El-Ba’rur Kervansarayı’ndan yaklaşık 13 km uzaklıkta, Milli Park alanının hemen güneyinde yer almaktadır. Antik kentin, Roma-Bizans dönemine ait olduğu mimarı kalıntılardan tahmin edilmektedir. Halk arasındaki bir inanca göre, uayp Peygamber bu kentte yaşamıştır ve kent adını bu peygamberden almıştır. Kalıntılar arasındaki bir mağara Şuayp Peygamber’in makamı olarak ziyaret edilir.
Soğmatar Antik Kenti: Şuayb Şehri’nden 16 km. kuzeyde yer almaktadır. İsmi Arapça ‘Suuk El-Matar Yağmur Çarşısı’ kelimesinden türeyen kentte, kışın yağan yağmuru toplayıp yazın koyun ve keçi sürülerine vermek için yapılan çok sayıda sarnıç ve kuyu bulunmaktadır. Bu yüzden kentin günümüzdeki adı da Yağmurlu’dur. Soğmatar’daki duvar ve burç kalıntıları, höyüğün M.S. II. yüzyılda kale olarak kullanıldığını kanıtlar. Soğmatar, tarihteki esas ününü, Ay Tanrısı Sin’in “Tanrıların Efendisi” (Marelahe) olarak kabul edildiği ve apınıldığı dini bir merkez olmasından almaktadır. Soğmatardaki kalıntıların odak noktasını açık hava mabedi oluşturmaktadır.
Küçüksenemmağara-Büyüksenemmağara: Milli Parktaki bir diğer önemli arkeolojik merkez, Soğmatar’ın 11 km. kuzeyinde yer alan Küçük Senem mağara Köyü’ndeki Senem Mağaraları’dır. Köydeki mevcut mimari kalıntılar ve kayadan oyma yapılar, burasının Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında önemli bir merkez olduğunu göstermektedir.
Sarnıçlar: Tek Tek Dağları su ve su kaynaklarından mahrumdur. Birtakım karstik yüzey şekilleri görülmekle birlikte Karahantepe yakınlarında çok sayıda sarnıç bulunmaktadır. Kışın yağan yağmurun suları bu sarnıçlara dolmakta ve köylüler gerek kendilerinin ve gerekse hayvanlarının su ihtiyacını, bu sarnıçlardan karşılamaktadır. Milli Park kuzeyindeki Keçli Tepe yakınlarında bulunan 20 kadar sarnıç ile ilginç bir alan oluşturmaktadır. Milli park, tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra biyolojik çeşitlilik açısından da zengindir. Milli parkta; 53 familyaya ait 183 cins, 272 tür, 29 alttür ve 7 varyete bitki tespit edilmiştir. Yine aynı planda parkın ekolojik sınırları içerisinde 67 tür omurgasız, 5 İkiyaşamlı, 42 Sürüngen, 78 Kuş, 2 Kirpi, 1 Böcekçil,13 Yarasa, 1 Tavşan, 17 Kemirici, 12 Etçil ve 2 Toynaklı olmak üzere toplam 173 tür omurgalı bulunmaktadır.

    Kırklareli, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı

Konumu: Marmara bölgesinde Kırklareli ili sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 2007
Alanı: 3155 Ha.
Ulaşım: Kırklareli ili Demirköy ilçesine bağlı, Bulgaristan ile sınırı olan bir sahil kasabasıdır. Demirköy’e 25 km uzaklıktadır.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Karadeniz kıyısında, Türkiye-Bulgaristan sınırına oldukça yakın bulunan milli parkta yer alan alüvyal subasar ormanlar (longoz) Yıldız (Istranca) Dağları’ndan Karadeniz sahillerine doğru akan derelerin taşıdığı alüvyonların birikmesi ve mevsimsel olarak sular altında kalması sonucunda oluşmuştur. Bu ormanlar başlı başına bir doğal zenginlik olan Yıldız Dağları nemli ormanlarının bir parçası ve birkaç farklı ekosistemin binlerce yıl içerisinde oluşturduğu çok nadir bir doğa hazinesidir.
Bern Sözleşmesi’ne göre tehlike altında bir habitat tipi olarak tanımlanan longoz ormanları, ülkemizin nadir ekosistemlerindendir. Ülkemizde biri Marmara Denizi, diğerleri ise Batı Karadeniz kıyılarında olmak üzere toplam 7 alanda Longoz Ormanları bulunmaktadır. Bu alanlardan İğneada longoz ormanları: sulak alanlar, yaprak döken ormanlar ve kıyı kumullarının varlığına bağlı olarak sahip olduğu zengin ekosistem çeşitliliği ile Avrupa ölçeğinde doğal özelliklerini halen koruyan sınırlı sayıdaki örneklerden biridir. İğneada Longoz Ormanları, Milli Park içinde birbirinden ayrı vaziyette üç parça halinde bulunmaktadır. Bunlar; Erikli Gölü Longozu: 55 Ha., Mert Gölü Longozu: 782 Ha. ve Saka Gölü Longozu: 782 Ha. olup toplam kapladıkları alan 2119 Ha.dır. İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, ülkemizde birbiriyle ekolojik olarak bağlı ekosistemler zincirini oluşturan ender yerlerden biridir. Dolayısıyla bu ekosistemlerden birisi çevre şartlarından olumsuz şekilde etkilenirse diğer ekosistemler de etkilenecektir. Milli parkta;

  1. 1-Subasar (Longoz) Orman Ekosistemi: 2119 Ha.
  2. Sulak Alan Ekosistemi: 390 Ha.
  3. Kıyı Kumul Ekosistemi: 135 Ha.
  4. Yaprak Döken Orman Ekosistemi: 511 Ha. olmak üzere 4 farklı ekosistem tipi görülmektedir.

Longoz ormanları: Fraxinus angustifolia subsp. oxycarpa (Anadolu Dişbudağı), Fagus orientalis (Doğu Kayını), Quercus robur subsp. robur (Saplı Meşe), Carpinus betulus (Kara Gürgen), Acer campestre (Ova Akçaağacı), Sorbus aucaparia (Kuş Üvezi), Populus tremula (Titrek Kavak), Tilia argentea (Gümüşi Ihlamur) , Alnus glutinosa subsp. glutinosa (Kızılağaç), Sambucus nigra (Kara Mürver), Ulmus laevis (Hercai Karaağaç), Quercus petraea subsp. petraea (Sapsız Meşe), Carpinus orientalis (Doğu Gürgeni), Hedera helix (Orman Sarmaşığı), Tamus communis subsp. cretica (Karaasma), Periploca greaca (İpek Fidanı), Humulus lupulus (Şerbetçi Otu), Ruscus acuelatus subsp. angustifolius (Tavşan Memesi) gibi flora elemanlarını ve Bufo bufo (Siğilli Kurbağa), Sorex araneus (Sivriburunlu Fare), Lepus europaeus (Yabani Tavşan), Apodemus flavicollis (Orman Faresi), Sus scrofa (Yaban Domuzu), Meles meles (Porsuk), Capreolus capreolus (Karaca) gibi fauna elemanlarını barındırmaktadır.
Sulak alan ekosistemi: Longoz ormanları ile kumullar arasında büyüklükleri değişen lagün gölleri ve iç kısımlardaki orman içi göller, bölgenin sulak alanlarını oluşturur. Kuzeyden güneye doğru Erikli Gölü, Mert Gölü, Deniz Gölü ve Saka Gölü birer lagün, Hamam ve Pedina gölleri ise orman içi göllerdir. Floristik kompozisyon fakir olmakla birlikte örtüş yer yer %100’ü bulmaktadır. Sulak alan ekosistemi içerisinde Phragmites australis (Kamış), Cladium mariscus (Saz), Schoenoplectus lacustris sups. tabernaemontani (Hasır Otu), Sparganium erectum sups. erectum (Koza Kamışı), Althea officinalis (Tıbbi Hatmi), Ranunculus sphaerosmus (Su Düğün Çiçeği), Dipsacus laciniatus (Tarak Otu) gibi bitkiler yayılış göstermektedir. Ekosistem Atherina boyeri (Gümüş Balığı), Mugil cephalus (Has Kefal), Leuciscus cephalus (Tatlısu Kefali), Hyla arborea (Ağaç Kurbağası), Rana ridibunda (Ova Kurbağası), Natrix natrix (Yarısucul Yılan), Mauremys caspica rivulata (Çizgili Kaplumbağa), Lacerta viridis (Yeşil Kertenkele), Anas querrquedula (Çıkrıkçın), Aythya sp. (Patka), Larus ridibundus (Karabaş Martı), Sterna caspica (Hazar Martısı), Cygnus cygnus (Ötücü Kuğu), Ciconia ciconia (Ak Leylek), Ciconia nigra (Kara Leylek), Arvicola terrestris (Su Sıçanı) gibi fauna elemanlarını barındırmaktadır. Sulak alan ekosistemini oluşturan göller ve salıklar: Erikli Gölü (7,6 ha.), Mert Gölü (41.4 Ha.), Hamam Gölü (15,7 Ha.), Pedina Gölü (7,6 Ha.), Deniz Gölü (4,3 Ha.), Saka Gölü (2.2 Ha.), Erikli Gölü (42,4 Ha.), Mert Sazlığı (232,2 Ha.), Saka Sazlığı (36,5 Ha.) ‘dır.
Kıyı Kumul Ekosistemi: İğneada kıyı kumulları, alandaki subasar ormanları ile birlikte milli parkın en hassas ekosistemlerini oluşturur. Milli Parkta ,27 km boyunca uzanan kıyı kumulları bitki örtüsü, kıyı çizgisinden orman sınırına kadar bölgesel bir yayılış göstermektedir. Milli Park içerisindeki kıyı kumullarını İğneada, iki parçaya ayırır. İğneada’nın kuzeyinde yer alan kıyı kumulları, rikli Gölü’nün doğu kısmından başlayarak İğneada’ya kadar uzanır. Buradaki kıyı kumulları üzerinde Centaurea kilaea (Kilyos Peygamber Çiçeği), Silene sangaria (Kum Nakılı), Matthiola fruticosa (Kum Şebboyu), Cyperus capitatus (Topuklu Venüs Otu), Eryngium maritimum (Boğa Dikeni), Leymus racemosus subsp. sabulosus (Kum Çavdarı) gibi bitkiler yayılış göstermektedir. İğneada’nın güneyinde yer alan kıyı kumulları ise Mert gölünü denize bağlayan kanal bölgesinden başlayarak, Saka Gölü’nün güneyine kadar uzanır ve yer yer genişliği 50-60 metreyi bulur. Buradaki kıyı kumulu üzerinde zengin ve ilginç bitki türleri barınır. Bu bölgedeki kıyı kumullarında Centaurea kilaea (Kilyos Peygamber Çiçeği), Leymus racemosus subsp. sabulosus (Kum Çavdarı), Elymus elongatus subsp. elongatus, Ammophila arenaria subsp. arundinace (Kunduz Otu), Teucrium polium (Acı Yavşan), Jurinea kilaea (Kilyos Moru), Silene sangaria (Kum Nakılı), Matthiola fruticosa (Kum Şebboyu), Cyperus capitatus (Topuklu Venüs Otu), Eryngium maritimum (Boğa Dikeni), Xanthium strumarium subsp. cavanillesii, Cakile maritime (Deniz Teresi), Euphorbia peplis (Bahçe Sütleğeni), Glaucium flavum (Gazel Boynuzu) ve Crambe maritime (Deniz Lahanası) gibi bitkiler bulunur. Kıyı kumul ekosistemi Talpa europaea (Köstebek), Pachytrachis gracilis, Rhacocleis germanica, Tylopsis lilifolia gibi fauna elemanlarını barındırmaktadır.
Yaprak Döken Orman Ekosistemi: Longoz ormanlarının haricinde kalan bölgede daha çok yaprak döken karışık orman örtüsü yayılış gösterir ve bu ormanlar, floristik kompozisyon itibariyle longoz ormanlarına büyük oranda benzerlik gösterir. Bu ormanların baskın ağaç türlerini meşe, gürgen, dişbudak, ornus, gibi türler oluşturur. Alanda, 592 tür ve tür altı seviyede takson belirlenmiş olup bunların 9 tanesi endemiktir. Ayrıca alanda nadir yayılışlı 12 tür tespit edilmiştir. Alanda; beş familyaya ait 30 balık türü bulunmaktadır. Ayrıca, yedi familyaya ait 13 sürüngen türü ile kuşlardan 194 tür, yıl içerisinde İğneada’da görülebilmektedir. Milli parkta 18 familyaya ait 49 memeli türü tespit edilmiştir. Tüm Türkiye’deki memelilerin % 34’ü ve Trakya’daki memelilerin %57’si İğneada yöresindeki zengin yaşam alanlarında barınmaktadır. Alanda; geyik, karaca, yaban domuzu, kurt, tilki, çakal, yaban kedisi, sansar, porsuk ve yarasanın yanı sıra temiz suların göstergesi Su samuru gibi önemli yaban hayatı türleri yaşamaktadır.

    Erzurum, Nene Hatun Tarihi Milli Parkı

Konumu: Milli Park Erzurum İli sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kuruluşu: 2009
Alanı: 387 Ha.
Ulaşım: Erzurum-Kars yolu üzerinde ve şehir merkezine 1 km uzaklıktadır.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Tarihimize 93 Harbi olarak geçen, 1877–1878 Osmanlı- Rus savaşında II. Abdülhamit tarafından Erzurum’da yaptırılan ve kahramanca çarpışmalara sahne olan tabyalar, milli parkın en önemli kaynak değerini oluşturur. C şeklinde bir plan üzerine üç adet olarak yerleştirilmiş olan tabyalar Top Dağı’nın eteklerindedir. Kars yolunun geçtiği Hamam Deresi’ni tutmak amacıyla yapılmıştır. Bu tabyalar sayesinde Rusların ilerlemesi durdurabilmiştir. 93 Harbi, doğudaki Mecidiye ve Aziziye tabyalarının bulunduğu alanda cereyan etmiştir. Osmanlı Rus Savaşında Erzurum’u ele geçirmeyi hedefleyen Ruslar, Ermenilerin yardımıyla Aziziye Tabyası’nda nöbetçi askerleri öldürerek tabyaya girmeyi başarmışlardır. Bu haberi duyan Erzurum halkı yollara dökülmüş, o zaman henüz 20 yaşında olan Nene Hatun’un önderliğinde kadın, erkek ellerine ne geçirdilerse Aziziye Tabyası’na koşarak büyük bir mücadele vermiş ve tabyaları geri almışlardır. Aziziye Tabyası’nda gösterdiği kahramanlıkla adını tarihe yazdıran Nene Hatun, bir kahramanlık sembolü olarak tanınmış ve anılmıştır. Ömrünün son anlarını “III. Ordunun Annesi” olarak geçiren ve 1955 yılında “Yılın Annesi” seçildikten sonra 22 Mayıs günü Erzurum’da vefat eden Nene Hatun, Milli Park içerisinde bulunan Aziziye Anıtı’nın yanına defnedilmiştir.

    Botan Vadisi Milli Parkı

Konumu: Siirt ili sınırları içerisindedir.
Kuruluşu: 2019
Alanı: 11384 Ha.
Ulaşım: Siirt il merkezine 3 ile 19 km uzaklıktadır. Araçla dört farklı güzergâh tan gidilebilir.
Konaklama: .
Kaynak Değerleri

.

Merkez, Tillo ve Eruh ilçelerinde bulunan Botan Vadisi 120 bin dönümden ve 29 kilometrelik güzergahtan oluşuyor olup yamaç paraşütü, rafting gibi sporlara da elverişlidir.

Milli Park; Botan Çayının oluşturduğu ana ve yan vadileri içerisine yer alıyor. 11 bin 384 hektarlık bir alana sahip olan milli parkın Botan Çayının oluşturduğu yatağı 25 km lik hat boyunca takip eder. Farkı kültür ve medeniyetlere ev sahipliği yaptığı bilinen Botan Vadisi asırlar boyu ticaret ve kültür merkezi olarak kullanılmıştır. Vadi boyunca birçok kilise ve manastır kalıntısı ile İbrahim Hakkı Hz.’nin “Işık Hadisesi” için yaptırdığı Kale ’tül Üstat kalesini de kapsamaktadır.

Görülecek Yerler

Tarihi İpek Yolu'nun bir kısmının da bulunduğu Botan Vadisi Milli Parkı'nda, Yerlibahçe, Kayaboğaz, Kalender ve Koçlu köylerindeki kiliseler, Deyr mevkisindeki manastır ile 6'ncı yüzyılda inşa edilen Münzevi Mar Yakub Manastırı da yer alıyor.

    İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı

Konumu: İstiklâl Yolu, İnebolu sahilinden başlayıp Kastamonu ve Çankırı üzerinden Ankara'ya uzanan, Türk Kurtuluş Savaşı boyunca İnebolu'ya deniz yoluyla gelen cephanenin kağnılarla cepheye ulaştırılmasında kullanılmış olan 340 km'lik yoldur.
Kuruluşu: 2018
Alanı: 2357 Ha.
Ulaşım: .
Konaklama: .
Kaynak Değerleri

İstiklal Yolu Tarihi Milli Parkı’na ismini veren İstiklal yolu, İnebolu-Kastamonu-Ankara hattı üzerinde yer almakta olup Milli Mücadelenin en hayati yolu haline gelmiş ve önemi milli mücadele süresinde devam etmiştir.
İstanbul, Sivastopol, Novrosiski, Tuapsi ve Batum limanlarından İnebolu’ya gemilerle getirilen lojistik malzeme ve mühimmat İnebolu’ya has Denk Kayıkları ile limana taşınıyor, orada kayıt altına alınarak nakil vasıtalarıyla Ankara’ya taşınıyordu. Savaş boyunca İnebolu açıklarına gemilerle gelen cephane ve silahlar kayıklarla İnebolu'ya taşınmış, Kastamonu kadınları tarafından da zor şartlarda cepheye taşınmıştır.

İnebolu-Küre-Seydiler-Kastamonu-Ilgaz-Çankırı-Kalecik-Ankara güzergâhı üzerinde yer alan İstiklal Yolu; 3 il, 7 ilçe ve 21 köy olmak üzere toplam 31 yerleşim merkezi içinden veya yakınından geçmekte olup yaklaşık uzunluğu 340 km’dir.
İstiklâl Yolu'nun İnebolu-Kastamonu arası, Kastamonu il sınırları içerisindeki 95 km'lik bölümü Kastamonu Valiliği tarafından işaretlenerek yürüyüş yolu olarak düzenlenmiştir. 2006 yılından beri Kastamonu valiliği tarafından Kastamonu'dan İnebolu'ya uzanan "İstiklâl Yolu ve Atatürk Yürüyüşü" düzenlenir.

Görülecek Yerler

İstiklal Yolu güzergâhında; Yer yer sağlam kalmış tarihi yol, menfez ve çok sayıda tarihi taş köprü, İnebolu’da eski Askerlik Şubesi binası, Küre Ecevit Hanı, Küre Ersizlerdere yaylası, Seydiler Şehitler Anıtı, Seydiler Kültür Evi, Kastamonu Şehitler Anıtı, Ilgaz Derbent Şehitler Anıtı, Ilgaz-Kaleköy Halil Ağa Hanı yeri, Topal Ali Hanı, Gündoğdu Jandarma Karakolu yeri, Yeni Gündoğdu Jandarma Karakolu binası, Tüney Jandarma Karakolu binası ve Ankara MKE Masam fabrika binası yer almaktadır.

    Kop Dağı Müdafaası Tarihi Milli Parkı

Konumu: Bayburt İli ve Erzurum İli sınırları içerisindedir.
Kuruluşu: 2016
Alanı: 6335 Ha.
Ulaşım: .
Konaklama: .
Kaynak Değerleri

Muharebenin günümüze intikal etmiş izleri olan mevziler, siperler, şehitlikler, anıtlar, muharebede kullanılan binalar vb. yapılar alanın ana Kaynak Değerini oluşturmaktadır.

Bayburt-Kop Savunması; Birinci Dünya Savaşında, Doğu Cephesinde Rus ordusunun durdurulmasında fevkalade önemli bir yeri olan; yalnız doğu cephesinin değil savaşın ve geleceğimizin seyrini değiştiren büyük bir mücadeledir. Şark Cephesinde savaşan 3. Ordu harekatının bilhassa ağırlık merkezini 3. Mıntıka teşkil eder. 3. Mıntıkayı kapsayan Bayburt ve çevresindeki (Kop, Bahtlı Tepe, Ziyarettepe, Çoruh ve Masat Dereleri arasındaki Kalederesi Tepe, Kaçkar, Kırklar Tepe, Soğanlı, Yamalı, Kemer ve Zigana Dağları) savunma savaşlarını V. Kolordu Komutanı olarak M.Fevzi Çakmak 20 Mart-15 Temmuz 1916 tarihleri arasında, tam dört ay süre ile Bayburt’tan idare etmiştir.Birinci Dünya Savaşında Doğu Cephesinin 3. Mıntıkasını teşkil eden alanda top yolları ve savaş mevzileri iklim etmenleri dışında hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Sahada savaşta kullanılmış Osmanlı ve Rus savaş malzemeleri bulunmuştur. Ayrıca muhtelif yerlerde mezar yerleri tespit edilmiştir. Saha içinde tarihi sit alanı da bulunmaktadır.

Görülecek Yerler

Bayburt’ta kalan alanın %99’u Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanlardandır. Tescilli mera alanı bulunmayıp, vasfı ham toprak ve ormandır. Alanda Kop Şehitleri Abidesi bulunmaktadır. Kop Şehitleri Abidesi, 1916 yılında Kop Geçidi'nde ve Çoruh Havzası'nda düşmana direnen ve bu direnişte şehit olan askerlerin anısına 1963 yılında Kop Dağı'nın zirvesine yapıldı. Kop Şehitliği'nin yapımında, genel olarak kesme taş ve yer yer beton ile mermer kullanılmıştır.

    Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı

Konumu: Meydan Muharebesi'nin yaşandığı Muş’un Malazgirt İlçesindedir.
Kuruluşu: 2018
Alanı: 238 Ha.
Ulaşım: Muş ili, Malazgirt ilçesi sınırları dâhilinde bulunan saha Malazgirt ilçe merkezine 5 km, Bitlis il merkezine 70 km, Muş il merkezine de 130 km mesafede bulunuyor.
Konaklama: -
Kaynak Değerleri

Tarihi milli park, 26 Ağustos 1071 tarihinde Bizans İmparatoru Romanos Diogenes komutasındaki Bizans Ordusu ile Sultan Alparslan komutasındaki Selçuklu Ordusu arasında cereyan eden ve zaferimiz ile neticelenen Malazgirt Meydan Muharebesi’nin gerçekleştiği alan üzerinde kurulu bulunmaktadır. Selçukluların Bizans İmparatorluğu'na karşı zaferiyle sonuçlanan savaş alanının rekreasyonu da bu tarihî değeri göz önünde bulundurularak yapılmıştır. Buna göre millî park griş kapısı, fetih yolu, mescit, merasim alanı, meydan, toplanma ve ikram alanı, namazgâh, helikopter pisti, etnospor alanı, otopark, Türk tarihî temalı sosyal yaşam alanı, Malazgirt Meydan Muharebesi canlandırma alanı, anıt, ziyaretçi tanıtım merkezi, müze ve minyatür, rekreasyon alanı ile idari binadan oluşmaktadır.

Alanın Planı

Giriş kapısı, fetih yolu, mescit, merasim alanı, meydan, toplanma ve ikram alanı, namazgah, helikopter pisti, etnospor alanı, otopark, Türk tarihi temalı sosyal yaşam alanı, Malazgirt Meydan Muharebesi canlandırma alanı(turan taktiği ve cenk meydanı), anıt, ziyaretçi tanıtım merkezi, müze ve minyatür, rekreasyon alanı ile idari bina.

    Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı

Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı

Konumu: Milli Park, Ankara'nın, Polatlı ve Haymana İlçeleri sınırları içerisindedir.
Kuruluşu: 2015
Alanı: 13850 Ha.
Ulaşım: .
Konaklama: .
Kaynak Değerleri

Sakarya Meydan Muharebesi Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası olarak görülmektedir. Savaşın gerçekleştiği alandaki siperler, mevziler, şehitlikler, savaşta kullanılan binalar kaynak değer olarak tespitleri yapılmaya başlanmıştır. Millî park içinde İstiklal harbinin gerçekleştiği Mangal Dağı, Türbe Tepe, Yıldız Dağı, Duatepe, Karatepe, Kartaltepe, Sarıçal Dağı yer almaktadır[3]. Millî parkın hazırlık çalışmaları devam etmektedir.

Sakarya savaşlarında 1.Savunma Hattının tamamını kapsayan park alanında siperlerin, mevzilerin rehabilitasyonu, şehitliklerin ihyası, tanıtım merkezleri, müzeler vb. tesislerin yapımına müteakip park ziyarete açılacaktır.

    Yumurtalık Lagünü Milli Parkı

Konumu: Alan Yumurtalık ilçe merkezine 30 km Karataş ilçe merkezine ise 35 km uzaklıktadır.
Kuruluşu: 2008
Alanı: 16980 Ha.
Ulaşım: .
Konaklama: .
Kaynak Değerleri

Yumurtalık Lagünleri, Ceyhan Nehri’nin denize döküldüğü nokta ile Yumurtalık Körfezi arasında kalan lagünler, tatlı ve tuzlu su bataklıkları, geniş çorak düzlükler, çamur düzlükleri, sazlıklar, ıslak çayırlar, kumullar ve Halep çamı ormanından oluşan oldukça kompleks bir yapıya sahip sulak alan sistemidir. Bölgedeki diğer lagünlerin aksine, düzensiz kıyı çizgisine sahip olup birçok noktada denizle birleşmektedir. Eski Ceyhan Nehri eski yatağı alanı ikiye bölmektedir. Eski nehir yatağının kuzeyinde Çamlık lagünü ile geniş çorak düzlükler, bataklıklar ve tuzlu çayırlarla çevrili Ömer, Yapı ve Darboğaz gölleri yer almaktadır. Göllerin derinlikleri 20 ile 60 cm arasında değişmektedir.

Görülecek Yerler

Alandaki önemli ekolojik birimler; göl ve lagünler, bunları çevreleyen tuzcul bataklıklar, lagünlerle deniz arasındaki geniş kumullar ve alanın kuzeydoğusunda yer alan Halep Çamlığı’dır. Halep çamının Türkiye’de doğal yayılış gösterdiği iki alandan biridir..

Kültürel Değerler

Yumurtalık MÖ. 4. yüzyılın son çeyreğinde Büyük İskender’in halefleri olan Makedonya'lı komutanlar tarafından bir liman şehri olarak kurulmuştur. MÖ. 1. yüzyilda tarihinin en parlak dönemini yaşamıştır. 7-10. yüzyıllarda, Araplarla Bizanslılar arasındaki savas1arda tamamen tahrip olan kent 11.yüzyıldan itibaren Ayas adıyla piskoposluk merkezi olmuştur. Bu dönemde de Akdeniz'in ünlü bir ticaret limanı olma özelliğini sürdüren Ayas'ta biri karada diğeri de limanda olmak üzere iki kale inşaa edilmiştir. 1201'de Cenovalilar 1261'de de Venedikliler Ayas'ta ticari koloni kurmuşlardır. Kentin asil gelir kaynağı olan deniz ticaretini ellerinde tutan Venedikliler, Kenti Lajazzo olarak adlandırmışlardır. 1266 yılında Memlüklüler ilk kez Kilikya'ya saldırdıklarında Ayas kentini de tahrip etmişlerdir. 1268 ve 1271 yıllarında kenti iki kez ziyaret eden Marko Polo, kent limanının Venedik ve Cenovalı tüccarlarla dolu olduğundan ve bunların, ipek, yün, hububat ve baharat ticareti yaptıklarından bahsetmektedir. Alan sınırları içerisinde Deveciuşağı, Kuzupınarı (Zeynepli, Hacımüminler, Tahariye, Asmalı), Yeşilköy ve Kaldırım yerleşimleri bulunmaktadır. Halihazırda halkın ana geçim kaynağı balıkçılık tarım ve hayvancılıktır.

Türkiye'nin diğer milli parklarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Türkiye'nin Milli Parkları-1
Türkiye'nin Milli Parkları-2
Türkiye'nin Milli Parkları-3
Türkiye'nin Milli Parkları-4

Bu makalede yer alan bilgiler TC Tarım Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar G.M. kaynaklarından faydalanılarak sunulmuştur. Otoriteler bilgileri güncelledikçe farklılık gösterebilir.

destekleyici kaynaklar
TC TOB DKMPGM MİLLİ PARKLAR KATALOĞU


Tarih 2020-06-17 15:00:21

TürkiyeMilli Parkağrı dağıgala gölüsultan sazlığıtek tek dağlarıiğneada longoz ormanlarınene hatunbotan vadisiistiklal yolukop dağı müdafasımalazgirt meydan muharebesisakarya meydan muharebesiyumurtalık lagünü Önceki Yazısı Horma Kanyonu - Ilıca Şelalesi Arasına Yürüyüş Yolu Yapıldı Sonraki Yazısı Ilgarini Mağarasına Yürüyüş Yolu Yapıldı
Yorumlar
Yorum Yok