En Temel İlk Yardım Maddeleri 7 - Çevresel Tehditler

Kar Körlüğü, Hipotermi

BÜNYAMİN ŞAHİN

6 ay önce yazdı

En Temel İlk Yardım Maddeleri 7 - Çevresel Tehditler

Bir Doğa Yürüyüşçüsünün Bilmesi Gereken En Temel İlk Yardım Maddeleri

7 - Çevresel Tehditler

Doğada spor yapan her kişi asgari temel ilk yardım bilgilerine sahip olmalıdır. Bu bilgilere öncelikli olarak kendi sağlığınız ve güvenliğiniz için sahip olmalısınız. Ve sonrada eşinize, çocuğunuza veya çok yakın bir arkadaşınıza bir kaza anında yardımcı olabilmek için bilmelisiniz. Bilmiyorsanız, belkide onların, o en basit müdahaleyi yapamadığınız için ömür boyu bu kazanın olumsuz etkileriyle yaşamak zorunda kalmasına engel olamayabileceksiniz.

Bu makalede sizin, arkadaşınızın veya grubunuzdaki birinin doğada başınıza gelebilecek en basitten en ciddi vakaya kadar o anda elinizde bulunan imkanlarla neler yapabilirsiniz tavsiyeleri anlatılmıştır. Burada bahsedilenler tamamen bir tavsiye niteliğinde olup kesinlikle profesyonel tıbbi yardım yerine geçmeyecektir. Basit veya ciddi her vaka mutlaka tıbbi yardım alınarak sonuçlandırılmalıdır.

Vücutta oluşan yaralanmaların tedavisi önemli bir beceridir. Ancak bir doğa sporcusunun herşeyi bilmesinden ziyade gerçekten kendisi için önemli olan şeyleri bilmesi ve bunlarla ilgili malzemeleri bulundurması gereklidir. Bu yazı dizisinde her doğa yürüyüşçüsünün başına gelmesi muhtemel kaza, yaralanma vb ne karşı bilmesi gerekenler kolay anlaşılır ipuçları halinde sunulmuştur.

      Kar Körlüğü, Hipotermi

Kendimizi doğanın aşırı çevresel etkilerinden (parlak ışık, dondurucu soğuk vb.) korumaya çalışsak da bazen bu unsurlar en büyük çabalarımızı bile alt eder ve tabiat ana kazanır. Bu gibi durumlarda ne yapmalı. Bu bölümde aşırı parlak ışığa maruz kalan gözlerde oluşabilen kar körlüğü ve aşırı dondurucu soğuğa maruz kalındığında ortay çıkan hipotermi ile baş etme yöntemleri anlatılmıştır.

Kar Körlüğü

Kar körlüğü, Güneşten gelen ultraviyole ışınların kar ya da buzla kaplı alanlarda yansıyarak göze zarar vermesidir. Daha teknik olarak ise; göz merceklerinin bir parçası olan korneada oluşan güneş yanığı olarak bilinir. Deniz seviyesinden yükseldikçe ultraviyole etkisi arttığı için yüksek irtifada, karla kaplı alanlarda yürüyenlerde ortaya çıkabilir.

Teşhis

Kar körlüğünün belirtileri ise şunlardır; Gözü açarken veya sağa-sola hareket ettirirken;

  • Gözde kuruma,
  • Kızarıklık,
  • Gözde ışığa karşı 8-12 saat içerisinde hassaslaşma başlaması,
  • Zaman ilerledikçe kişinin gözünün içerisinde yırtılma, kum tanesi varmış hissinin meydana gelmesi,
  • Gözlerin ışığa karşı aşırı derecede hassaslaşması,
  • Gözlerden sürekli gelen yaş.

Dikkat!... Kar körlüğü, ağrı batma hissinin yanında gözün makula denilen görme noktası ve çevresindeki ışığa duyarlı görme hücrelerini etkileyerek renk kontrastının kaybolmasına ve etrafın beyaz renk olarak görülmesine yol açar.

Tedavi

Kar körlüğü etkisini birkaç gün içerisinde azalarak yitirmesine rağmen tedavi edilmediği takdirde gözde yarattığı ağrılar rahatsız edici boyutlara ulaşabilir.

  • İlk olarak, hastanın kesinlikle gözlerini ovmasına izin vermeyin. (Çünkü kuruluk sebebiyle göz kapağı ve gözün birbirine aşırı sürtünmesi sonucu hafiften ağıra doğru değişebilen tahriş bulguları ile kornea ve konjonktiva gibi yüzeysel dokularda hasar meydana gelebilir.)
  • Ağrı için ibuprofen verin.
  • Göz kapaklarına soğuk kompres uygulayın ve gözleri gazlı bezle örtün.
  • Güneş gözlüğü takın (koruyucu özelliği olan ultraviyole bir gözlük).
  • Görme normale dönene kadar (genellikle yaklaşık 18 saat içinde) karanlık bir ortamda kalmasını sağlayın.

Tavsiyeler

Işık yansımasına çıplak gözle bakılmamalı. Bu ışınlar, korneanın dış tabakalarına zarar vererek ışığa karşı duyarlılık, geçici körlük veya iltihaplanma ve ağrıya yol açar. Gözlük olmadığı zamanlarda ise gözün karla temas etmesini önlemek için mümkün olduğunca etrafta bulunan koyu renklere bakılmalı. Etkilenen kişilerin, karanlık bir odada dinlenmesi gerekir. Bazı durumlarda antibiyotik merhemler, göz bantları ya da ağrıkesici ilaçlar gerekli olabilir. Yeterli dinlenme sonucu, sadece 24 saat içinde, herhangi bir hastalık etkisi kalmadan iyileşme sağlanır.

Hipotermi

Belirtileri

  • El ve ayaklarda soğukluk, ciltte solma, titreme, net olmayan yavaşlamış konuşma, seste kısılma, yorgunluk ve hafif zihin karışıklığı belirtilerinin bazıları veya çoğu görülür.
  • Daha ileri hipotermi hastalarında ise vücut hareketlerinde ve koordinasyonunda yavaşlama, sakarlık, baş dönmesi, uyuşukluk, çevreye ilgisizlik, kalp atışının azalması, solunumda yavaşlama, bilinç bulanıklığı veya kaybı, göz bebeklerinde genişleme ve ışığa tepksizlik solunum ve dolaşımın durması görülür.

Tedavi

Hastaya sıcak, kuru kıyafetler giydirin. Bir barınak, çadır vb içinde uyku tulumu gibi daha fazla koruyan bir şeyin içine sokun. (Çadır veya kapalı bir alan yoksa uyku tulumunu bir muşamba, plastik tabaka veya çöp poşetlerine sararak onu koruyun.) Vücut ısısının hızlıca yükselebilmesi için su, sıcak çikolata veya şeker gibi basit şeyler verin.

Kapalı, sıcak bir ortam sağlanamıyorsa hastayı rüzgâr ve soğuktan koruyacak önlemler alın. Özellikle baş, boyun bölgesini sıcak tutmaya çalışın.

Daha ileri vakalar için, yakınında bir ateş yakın ve hastayı bir "hipotermi sargısına" koyun. Önce yere bir uyku pedi serin. Üzerine fermuarlı bir uyku tulumu koyun. Ardından hastayı (ikinci bir uyku tulumu içinde) yatırın. Ona elinde tutmak için giysilere sarılmış bir sıcak su şişesi verin. Üstüne başka bir uyku tulumu koyun, ardından hepsini (bir börek sarar gibi) bir muşamba veya plastik tabakayla sarın.

Özellikle çevreye ilgisizlik veya zihinsel karışıklık gibi ileri hipotermi belirtileri varsa derhal tıbbi destek alma yoluna gidin.

      Enfeksiyon belirtisi gözlem

Tüm yaralar (yanıklar ve sıyrıklar dahil) enfeksiyon belirtileri açısından aşağıdaki maddeler kapsamında gözlenerek düzenli olarak kontrol edilmelidir;

1) Artan ağrı, ateş, kızarıklık ve şişlik,
2) Artan beyaz irin,
3) Yaranın çevresindeki cildin hemen altındaki kırmızı çizgilerin gözlenmesi,
4) Ateş.

Bu belirtiler ortaya çıkar ve giderek kötüleşirse, en kısa sürede profesyonel sağlık desteği almalısınız.

NOT: Hayvan ısırıklarından veya ezilmeden kaynaklanan yaraları, hasarlı tendonları, bağları veya kemikleri içeren herhangi bir şey veya iyice temizlenemeyecek kadar fazla kirlenmiş olan yaraları kapatmayın. Bunların hepsinin enfeksiyon riski oldukça yüksektir. Bunun yerine, bu tür yaraları nemli gazlı bezle sarın, kuru gazlı bezle örtün ve yaralıyı hızlıca bir sağlık birimine ulaştırın.

Bir doğa yürüyüşçüsünün bilmesi gereken en temel ilk yardım maddeleri makale serisinin diğer yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.
1-Küçük yaralar (kabarcıklar, sıyrıklar, yanıklar)
2-Büyük yaralar (Ağır kanamalar) (Dış kanama)
3-Kırıklar, Çıkıklar, Burkulmalar vb Kas Zedelenmeleri
4-Hayvan ve Böccek Isırmaları, Sokmaları (Arı, Kene, Akrep, Yılan vb)
5-Mide, Bağırsak Rahatsızlıkları (İshal, Kusma vb)
6-Diş Sorunları (Diş Ağrısı, Kırık Diş)
7-Çevresel tehditler (Kar Körlüğü, Hipotermi)
8-Etkinlik Tamam mı, Yoksa Devam mı?
9-İleri Seviye Rahatsızlıklar (Kalp Krizi, Şok, Omurga Yaralanmaları, Mantar Zehirlenmesi)
10-Pratik İlkyardım Fikirleri (Antasit, Boyun Ateli, Üçgen bandaj vb.)

Bu makalede yer alan bilgiler tamamen tavsiye niteliğinde olup kesinlikle profesyonel tıbbi yardım yerine geçmez. Basit veya ciddi her vaka mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır.

destekleyici kaynaklar
ersin kutluçınar, buck tilton


Tarih 2020-05-09 15:22:14

kar körlüğühipotermi
Önceki Yazısı En Temel İlk Yardım Maddeleri 6 - Diş Sorunları Sonraki Yazısı En Temel İlk Yardım Maddeleri 8 - Tamam mı, Devam mı?

Bültene Abone Olun

Etkinlik Duyurularımızı E-Postanıza Gönderiyoruz